İzzettin Önder: Orta vadeli program çalakalem üslupla yazılmış

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bir taraftan ülke cumhuriyetin yüzüncü yılına doğru derin bir krizin içinde seyrederken, daha doğrusu tarihinin en büyük çöküşünü yaşarken, diğer taraftan da önümüzde çok yaşamsal bir seçim varken, seçim yılını da kapsayan üç yıllık program çok önemli olabilirdi. Evet, olabilirdi, ama durum hiç de öyle değil. Hatta denebilir ki, program tam bir çalakalem üslupla yazılmış olup, ne ciddi bir amaç ne de amaca götürecek araçlar ortaya koyulmuştur. Sanki işler Allah’a havale edilmiş olup, usul yerine gelsin diye program görüntüsünde bir tablo hazırlanmış ve kamuoyuna sunulmuş. İktidara asılmış ve devlet korumasından kopmak istemeyen bir iktidarın adeta topluma bir şey söyleme zorunluluğu dahi duymadan şeklen bir program hazırlamış olduğu görüntüsünün yorumu, programın içeriğinden daha önemli gözüküyor bana.

Programdan çok, uyumsuz rakamlar tablosu niteliğindeki bir çalışmayı, iktidarı bırakmamayı kendisine şiar edinmiş bir siyasi yapı acaba hangi mantıkla topluma sunar? Derin bir ekonomik kriz, krizin mimarı yirmi yıllık hakim siyasi yapı ve çok yaşamsal bir seçim dönemine girilirken, bu dönemi kapsayan ekonomi programı nasıl oluyor da bu denli hedefsiz ve tutarsız bir şablon halinde kamuoyuna sunabiliyor? Bu karmaşık soruya verilecek yanıtların tümü aynı noktada düğümleniyor; yaratılan ve yaşanan derin çöküşe bir çare üretemeyen iktidarın iktidarı terk etmek gibi bir niyeti olmadığı gibi, bu niyetini gerçekleştirme yollarını da örtülü şekilde açık etmektedir. Bu durumun, iktidarın gücünden çok, geliştirilen muhalif cephe ya da cephelerin güçsüzlüğünden kaynaklandığını düşünmekteyim

İzzettin Önder’in yazısı