AKP-MHP ittifakı da altılı masa da iyi biliyor ki; HDP anahtar parti durumundadır. Güncel anketler HDP’yi üçüncü ya da dördüncü parti olarak gösteriyor. 7 Haziran seçiminden sonra üçüncü parti idi Mecliste ve kıyamet de buradan koptu zaten.
Önümüzdeki seçimde (yapılırsa tabii) büyük ihtimalle AKP-MHP ve altılı masa birbirine yakın oy alacak ve Cumhurbaşkanı (yani yürütmenin) seçiminde, geçen yerel seçimlerde büyük şehirlerde olduğu gibi, belirleyici olacak. HDP’yi kapatsalar da bu durum çok değişmez. HDP ve önceli partilere oy verenler HDP yerine geçecek partiye de oy verirler. 6-7 milyon seçmeni yok edemeyeceğine göre; demokrasi, halkın iradesinin tecelli bulması vb. iddiaları sürdürmek istiyorsan HDP’li bakan da olacak muhtemelen. Ayrıca, olursa olan bakanlar HDP’li ilk bakanlar olmayacak. 7 Haziran seçimlerinden sonra kurulan geçici hükümette iki HDP’li bakan vardı zaten.
Bu memlekette HDP’li bakanlar oldu. Milletvekilleri oldu. TBMM başkan vekili oldu, TBMM komisyonlarına milletvekili verdi, onlarca belediye başkanı ve binlerce belediye meclis üyesi oldu. Bundan sonra da olacak. Bunu engellemenin yolu sürekli açık-kapalı darbeler, OHAL’ler, sıkıyönetimlerle ülkeyi yönetmektir. Onun için eskiden demokrasi iddiasında bulunan her politikacı en az bir kere “Demokrasinin yolu Diyarbakır’dan geçer” falan derdi.