Tayyip Erdoğan, son 12 yıl içinde partide çıkan büyük ölçekli skandalları genelde ‘Partiye karşı saldırı’ olarak gördü ve “surda gedik açmayalım” ya da “kelle vermeyelim” mantığıyla hareket etti. Komisyonda Ak Partili üyelerin tavrını belirleyecek olan, Erdoğan’ın bu iradesi olacaktır.
Başka nedenler de var… 17-25 Aralık soruşturmaları, oldukça kapsamlı ve detaylı dosyalar. İçinden sadece 4 bakanı ilgilendiren boyutları alıp izole etmeniz mümkün değil. Ucu, başka yerlere uzanıyor. Haliyle iktidarın bu riski göze alamayacağını düşünüyorum.
Başka bir neden de, seçmenin tavrı. 30 Mart seçimleri ve ardından yaşananlar, Ak Parti’ye oy veren 20 milyon seçmenin yolsuzluk gibi bir kaygısı olmadığını sarih bir biçimde gösterdi. (Bu göz yummacı refleks, Tayvan gibi benzer ekonomik büyüme rakamlarını tutturan diğer gelişmekte olan ülkelerle benzeşiyor.) İnsanlar, soyut etik değerler değil, kimlik ya da kişisel refahını hesaba katarak oy veriyor. Hal böyleyken, ne Ak Parti teşkilatlarının, ne de hükümetin tabandan ciddi bir ‘temiz toplum’ baskısı gördüğünü sanmam.
Yanılırsam, hatırlatın…