Türkiye, laik cumhuriyet kurumlarının yıkıldığı, devletin kurumsal geleneğinin büyük bir kırılmaya uğradığı ve fakat yeni bir rejimin de gerçek anlamda kurulamadığı, bu nedenle eski idari mimarinin ve siyasal atmosferin varlığını –etkisi azalsa da- şu ya da bu şekilde koruduğu tuhaf, kuralları olmayan, kurumsallaşamayan, kendi içinde çelişkili ve gerilimli bir “hibrit” döneminden geçiyor. Bu bir ara rejimdir. Diğer bir ifade ile tarihsel bakımdan geçici bir durumdur. Ülke ve toplum yön duygusunu kaybetmiş görünüyor.
Yaşadığımız tarihsel deneyimin kaçırmamamız gereken anlamı budur. Dünyada iflas eden siyasal İslamcılığın Türkiye’de kazanması için hiçbir neden yoktur. Kaybetmek tamamıyla bizim beceriksizliğimiz sonucu olacaktır. Bu nedenle 2023, sadece basit bir seçim değildir.