Toplanma alanlarındaki şenlikli buluşmalarda İzmir Marşı söyleyerek miyadı dolmuş olandan kurtulmayı düşleyen emekçiler için gelecek geçmiş kadar berrak değil. Bir yeniden başlama duygusuyla devletin kurucu ayarlarına takılıp kalmak mı, kontrolü halkın kendi elinde olan bir geleceği inşa etmek mi? Bunun yanıtı İzmir Marşı’nda yok.
İzmir Marşı’nı yeniden yeniden bu toplum yazıyor. Birikmiş cürufun, tozun toprağın, aniden çıkan fırtınaların içinde yol almayı bildiğine göre bu ufkun ötesine geçmeyi becerecek bir dinamizme de muhakkak sahip. İzmir’in dağlarında oturup kalmaz, denize düşman dökmekten çıkar, memleketi kendi çiçek bahçesine dönüştürür.