CANAN COŞKUN
canancoskun@diken.com.tr
@canancoskun
Tarlabaşı Toplumunu Destekleme Derneği’ne (TTM) karşı İstanbul Valiliği’nin açtığı ‘derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti‘ davasında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı TTM’nin aleyhine davaya katılma talebinde bulundu.
TTM, 2006’dan bu yana sosyal hayattan dışlanan, yoksulluk ve göç kaynaklı çeşitli yoksunluklarla mücadele eden Tarlabaşı bölgesi sakinlerinin güçlenmesini, haklarına erişimini desteklemeyi ve Tarlabaşı’na yönelik önyargıların azaltılmasını amaçlıyor.
Dernek, geçen yıl Kaos GL Derneği’nin ‘LGBTİ+ Öğrencileri Aile ve Okul Kıskacına Karşı Nasıl Korumalı?‘ kılavuzunun konuşulacağı bir etkinlik planlamış, etkinliğin medyada hedef gösterilmesinin ardından çeşitli denetimlere maruz kalmıştı.
TTM hakkında bugün görülen ‘yokluğun tespiti‘ davası açıldıktan sonra Milat gazetesi merkezi hedef göstermiş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nı davaya müdahil olmaya çağırmıştı.
Merkezin avukatları gazetenin muhabiri Özlem Doğan’ın tweet’inden merkez hakkında kapatma davası açıldığını öğrenmişti. İstanbul başsavcılığının açtığı kapatma davası da 18 Mayıs Çarşamba günü saat 10:45’te İstanbul 18’inci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülecek.
91 hak örgütünden destek

İstanbul 8’inci Sulh Hukuk Mahkemesi’nde bugün görülen dava öncesi İstanbul Adliyesi önünde basın açıklaması düzenlendi.
91 hak örgütü adına hak savunucusu Ümit Efe’nin okuduğu açıklamada, TTM’ye yönelik davanın tüm sivil topluma yönelik bir tehdit olduğu ve davanın düşürülmesini gerektiği söylendi: “Adil, insan haklarına saygılı ve kapsayıcı bir toplumun ancak güçlü bir sivil toplumla birlikte inşa edilebileceğine inanıyoruz. Bu nedenle Tarlabaşı Toplumunu Destekleme Derneği’nin yanındayız.”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da davaya katılmak istedi
Bugün görülen duruşmaya TTM yönetici ve avukatlarıyla İstanbul Valiliği’nin ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın avukatları katıldı.
Duruşmada ilk söz hakkı valilik avukatlarına verilirken, avukat Gülnur Kara Kucur, 2007’de merkezin faaliyetlerine son verdiğini iddia ederek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etti.
Bakanlık avukatı Aylin Kurt da gençlerin ve çocukların istismarına karşı her türlü faaliyeti yürütmenin bakanlığın sorumluluğu altında olduğunu söyledi ve davaya müdahil olarak katılmak istediğini iletti.
‘Merkezin amacının sona ermesi mümkün değil’
TTM avukatlarından Sevgi Kalan da, derneğin tek bir amacının olmadığını ve kadın ve çocukların hayatını kolaylaştırmak amacının sona ermesinin mümkün olmadığını söyledi. Kalan, eğer Tarlabaşı dezavantajlı grupların yaşadığı yer olmaktan çıkarsa o zaman derneğin amacının bittiğinden söz edilebileceğini kaydetti. Söz konusu davanın açılmasının örgütlenme özgürlüğü hakkına ağır bir müdahale olduğunu belirten Kalan, davanın reddine karar verilmesini istedi.
TTM’nin diğer avukatlarından Buse Karataş da merkezin İçişleri Bakanlığı tarafından 14 Eylül 2021’de denetlendiğini, denetim sonrasında hazırlanan raporun da davaya eklendiğini söyledi. Avukat Karataş konuşurken valilik avukatları Karataş’ın sözünü keserek konuşmanın kısaltılmasını istedi. Karataş, konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da toplum merkezlerinin yaygınlaştırılması yönünde beyanları olduğunu söyledi.
‘Bakanlık merkezin yanında olmalıydı’
TTM’nin diğer avukatı Selmin Cansu Demir de kent yoksulluğundan bahsederek “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kadınlar ve çocuklarla ilgili hizmet veren bir merkezin karşısında değil yanında olmalıydı” dedi.
Valilik avukatı Gülnur Kara Kucur da derneğin amacının kanuna ve ahlaka aykırı bir hale geldiği iddiasıyla kapatma davası açıldığını hatırlattı ve bakanlığın müdahale talebinin kabul edilmesini istedi.
Avukatların konuşmasından sonra hâkim, müdahale dilekçesini sunmak üzere iki hafta süre verilmesine karar verdi. İstanbul İl Dernekler Müdürlüğü’ne yazı yazılmasına hükmeden hâkim, TTM’ye ait defterler ve karar defterlerinin sunulması için iki hafta süre verilmesine karar verdi. Bir sonraki duruşma 29 Eylül saat 11:40’da görülecek.