Baraja takılan en yüksek oy oranı, 2002 seçimlerinde görüldü. Yalnızca iki partinin barajı aşması, Meclis’te temsil edilmeyen oy oranını da rekora taşıdı. İlk kez geçerli oyların yüzde 46’sı, meclis dışında kaldı. Ve 550 sandalye, AK Parti’yle CHP arasında taksim edildi.
Halbuki artık Cumhurbaşkanlığı sistemindeyiz, sandıkta kişi hükümeti seçiliyor.
Tek parti bile değil, tek kişi iktidarını garanti etmek için getirilen bir sistemde, seçim barajı hala ne arıyor, nasıl savunulabiliyor?
Hani siyasi istikrarın seçimde bozulma ihtimali de koalisyonlar da bu sistemle artık imkansızlaşmıştı!
Yeni hükümet modelinin bir numaralı vaadi, yönetimde istikrarı güvenceye alması değil miydi! İktidar sözcüleri, her fırsatta bunu hatırlatıp durmuyor mu!
Yönetimde istikrara etkisi sıfır. Yine de seçim barajını sıfırlamıyorlar. Onun yerine, yüzde 10’dan yüzde 7’e düşürecekler.
Seçim barajı, hangi gerekçeyle hala meşrulaştırılacak! Siyaset mühendisliğinden başka ne dayanağı var!