İktidarın “gönlünde yatan aslan” olan başkanlık rejimi, bütün itirazlara rağmen, üstelik kişiye özel olması için kolu kanadı budanmış bir şekilde tesis edildikten sonra evvelce verilen sözlerin hiçbirinin tutulamadığını hatırlatmaya gerek yok… Eğitimden, sağlıktan, tarımdan dış politikaya kadar her alanda ortaya çıkan veya iyice devasa boyutlara çıkan sorunlardan söz etmeye gerek yok… Tabanın konsolidasyonu için dini ve milli değerlerin istismar edilmesinden, bu uğurda toplumun kutuplaştırılmasından, düşmanlıkların körüklenmesinden, büyüyen nefret dilinden de söz etmeye gerek yok… Bu dönemde giderek artan yolsuzluk, hukuksuzluk, kayırmacılık, çeteleşme gibi şikayetlerden de söz etmeye gerek yok… Yalnızca ekonomide olanları hatırlamak yeterli:
2017’de resmen “partili cumhurbaşkanlığı” düzenine geçilmeden önce 3 TL olan dolar beş yıl içinde 15 TL’ye çıktı. Milli paramızın değerini tam altı kat azaltan, yani ülkeyi altı kat yoksullaştıran ekonomi politikaları orta sınıfı neredeyse ortadan kaldırdı. AK Parti’yi iktidara getiren -ve şimdiye kadar orada tutan- bu kitle yavaş yavaş erirken doğal olarak iktidar partisinin oyları da eridi.