
AYNUR KOLBAY
aynurkolbay@hotmail.com
@okumak_zamani
Derdimizi anlatmak istediğimizde bir sebepten anlatamamanın, karşımızdakine bir şey söylemeye çalıştığımızda susmak zorunda kalmanın ya da söylediklerimizin karşı tarafta yanlış anlaşılmasının, insandan insana değişmekle birlikte genellikle hayal kırıklığı, öfke, üzüntü gibi duygulara sebep olduğu bir gerçek. Beynimizde dönen, içimizden geçen düşünceleri, görüşleri anlatmak isteyip de anlatamamak gerçekten can sıkıcı bir durum.
48 ödüllü ‘Çığır Açan Dil Sanatları Öğretmeni‘ ve ‘Öğretimde Mükemmellik Ödülü‘ gibi özellikle eğitimcili kimliğiyle öne çıkan yazar Sharon M. Draper’ın ‘İçimdeki Müzik‘ kitabı ‘konuşma‘ eyleminin ne kadar önemli olduğuna, sözcüksüz yaşamın zorluklarına etkileyici bir hikâyeyle değinen sürükleyici bir roman.
Kitabın kahramanı, beyin felci geçirmiş 11 yaşındaki kız çocuğu Melody. Kafasının içinde binlerce kelime dönmesine, etrafındaki her şeyi anlamasına, hatta normalden daha fazla anlamasına rağmen tek kelime bile konuşamıyor, kendi başına yürüyemiyor, yemek bile yiyemiyor. İçinden dans etmek, koşmak, yürümek, sevdiği insanlara onları sevdiğini, kızdığı zaman neden kızdığını dile getirmek istiyor ama bunların hepsini kendi içinde ve dışarıdan ne kadarı nasıl anlaşılıyorsa öyle yaşamak zorunda. Diğer insanların kolaylıkla ve hayatın normal akışında yapabildiği şeyleri yapamadığının farkında. Akıllı, gördükleri, izledikleri, okuduklarıyla kendini bir hayli geliştirmiş, sadece baş parmaklarıyla işaret edebildiği kelimelerle iletişim kurabiliyor.
“Kapısı ve anahtarı olmayan bir kafeste yaşıyor gibiyim. Ve kimseye beni buradan nasıl çıkaracağını anlatamıyorum.”
Bu şekilde sıralayınca karamsar ve çaresiz bir yaşam. Kitabın en güzel taraflarından biri de bu çaresizliği tüm gerçekliğiyle ama yumuşak bir şekilde aktarması. Melody’nin kendi ağzından dinlediğimiz hikâyede, sayfalar ilerledikçe okuyucu da onun gibi daha güçlü, daha azimli ve kendini daha kabullenmiş bir karakterle empati kurmayı başarıyor. Herkesin sahip olmayı dileyeceği bir anne baba ve her şeylerine yetişen bir komşu karakter ise insanın hayatında bu tarz durumlarda kendisine inanan, onu olduğu haliyle kabullenmiş ve herkese karşı savunmaya hazır, engellerin hayatını engellemesini önlemeye çalışan birbirine kenetlenmiş insanların ne kadar da önemli olduğunu gösteriyor.
“Yapabilmeyi istediğin şeyleri bir bebeğin yaptığını izlemek berbat bir şey!”
Günün birinde Elvira adını verdiği ve daha çok kelimeyi sesli olarak kendisi adına seslendirebilecek, konuşma aygıtı olarak da kullanılabilen bir bilgisayara kavuşuyor Melody. Böylece insanlara kafasından geçenleri tam anlamıyla olmasa da bilgisayardaki kelime hafızanın elverdiği ölçüde sanal bir bilgisayar sesiyle aktarmaya başlıyor.
Hikâyenin bundan sonrasında çok daha iyiye doğru gidecekmiş gibi ilerleyen kitap, bir hayli gerçekçi olaylar eşliğinde, bize aslında fiziksel engellerin yanısıra insanların kafasında yer alan yargı engellerinin aşılmasının çok daha zor olduğunu bir kez daha gösteriyor. Okuyucu olarak Melody’nin maruz kaldığı zorbalıklara kızıyor, başkaları tarafından anlaşılmadığında çabalamaktan vazgeçmesine için için üzülüyorsunuz. Özellikle hikâyeyi Melody’nin ağzından dinlemek, iç dünyasında tüm yaşadıklarına ve duygularına bizzat şahit olmak onu bir kitap kahramanı olarak değil, gerçek yaşamdan biri olarak hissetmenizi sağlıyor.
Günlük yaşam içinde sürekli karşılaştığımız, belki zaten birlikte yaşadığımız benzer engellere sahip insanları gerçekten anlamaya, en azından anlamaya çalışmaya dair çarpıcı bir hikâye anlatan kitap, cesaret, umut, engelleri aşmak, sevgi, aile, arkadaşlık gibi pek çok yan konuya da ustalıkla değiniyor. Farklılıklara ve bu farklılıklara sahip bireylerle birlikte bir yaşam kurmak üzerine çocuklarda büyük bir empati ve hassasiyet yaratabilecek kitap, 11 yaş ve üstü tüm okurlar için uygun.
Keyifli okumalar.

Yazar adı: Sharon M. Draper
Sayfa sayısı: 256 sayfa
Yayınevi: Genç Timaş Yayınları