MESUDE ERŞAN
@mesudersan
Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinden 18 yaş ve üzeri 24 bin 494 kişiyle yapılan bir araştırmaya göre her 10 kişiden dördü alışveriş bağımlılığı belirtileri gösteriyor. ‘Alışveriş bağımlılığı haritası’nda belirtilerin en sık görüldüğü bölge doğu ve güneydoğu, en az görüldüğü bölge ise Trakya.

Psikiyatri uzmanları Prof. Dr. Gökben Hızlı Sayar, Dr. Başak Ünübol, Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver , Dr. Hüseyin Ünübol tarafından yürütülen araştırma psikolojinin saygın dergilerinden BMC Psyhology’de yayınlandı.
Yaş yükseldikçe risk düşüyor
Yaş yükseldikçe alışveriş bağımlılığı riski düşüyor: 18-23 yaş grubunda yüzde 50,1, 24-29 yaş grubunda yüzde 46,3, 30-38 yaş grubunda yüzde 40,8, 38 yaş üstünde yüzde 32,4.
Bu gruplar arasında en yüksek alışveriş bağımlılığı belirtileri gösteren yüzde 56,6 ile 18-23 yaş arası kadınlar. En düşük risk ise 38 yaş üzerindeki erkeklerde.
Genel olarak kadınların yüzde 47,9’u, erkeklerinse yüzde 37,4’ünde alışveriş bağımlılığı belirtileri saptandı.
En riskli grup üniversite mezunu kadınlar
Eğitim düzeyine göre alışveriş bağımlılığı risk durumu incelendiğinde tablo şöyle: İlkokul ve altı eğitim almışlarda yüzde 40,6, ortaokul mezunlarında yüzde 42,5, lise mezunlarında yüzde 43,6, üniversite mezunlarında yüzde 43,1, lisansüstü eğitim almışlarda yüzde 37.2.
Bu gruplar arasında alışveriş bağımlılığı belirtilerini en sık gösteren grup yüzde 49,3 ile üniversite mezunu kadınlar. En düşük riskli grup ise ilkokul ve altı eğitim düzeyine sahip erkekler.
Bekarlarda daha yaygın
Araştırmada medeni durumun etkisine de bakıldı. Evli katılımcıların yüzde 37,8’i, bekar katılımcıların yüzde 46,9’u, boşanmış ya da ayrılmış katılımcıların yüzde 36.8’i alışveriş bağımlılığı belirtileri gösteriyor.
Bu gruplar arasında alışveriş bağımlılığı belirtilerini en sık gösteren grup yüzde 52,6 ile bekar kadınlar.
Sürpriz veri: Doğu ve güneydoğu illerinde risk daha yüksek
Prof. Dr. Sayar’a göre araştırma verileri dünya istatistikleriyle uyumlu: “Bu araştırmada belki en önemli sürpriz, doğu ve güneydoğu illerinde alışveriş bağımlılığı riskinin batı bölgelere göre çarpıcı biçimde yüksek bulunması. Bölgede bu bağımlılık riskini artıran sosyal ve psikolojik nedenler ayrıca incelenmeli. Riskin en düşük olduğu bölge ise Trakya.”

Doğu ve güneydoğuda alışveriş bağımlılığı belirtileri gösterenlerin oranı yüzde 50’nin üzerinde. Trakya’da ise bu oran yüzde 30-35.
İhtiyaçlar değil, dürtüler yönlendiriyor
Hepimiz alışveriş yapıyoruz. Akılcı olanı, bütçemizin elverdiği gerçek ihtiyacımız kadarını satın almak. Alışveriş bağımlılarını ise ihtiyaçları ve bütçeleri değil, dürtüleri yönlendiriyor. Çok fazla, benzer onlarca ürün için, kazançlarını kat kat aşan paralar harcıyorlar. Gelirleri yetmiyorsa kredi kartlarına yükleniyorlar. Kredi kartlarının limitleri bitince, yakınlarından, arkadaşlarından borçlanıyorlar. Ancak ne alışveriş çantaları ne de kuryelerin ulaştırdığı paketler uzun süreli mutluluk ve rahatlama getiriyor. Ne kadar satın alsalar yetmiyor, hep eksik hissediyorlar. Alışveriş eylemi kontrolden çıkıyor.
Satın alınan üründen çok, satın alma hazzı ön planda
Egzersiz, seks, kumar, video oyunları, internet kullanımı gibi alışveriş bağımlılığı da bir çeşit davranış bağımlılığı. Dürtülere bağlı ve depresyon, anksiyete gibi psikolojik belirtilerle ilişkilendirilen ciddi bir bağımlılık türü.
Alışveriş bağımlılığı diğer dürtüsel bozukluklara benziyor. Sayar’ın yorumu şöyle: “Alışveriş bağımlılığında satın alınan üründen çok, satın almanın verdiği haz ön planda. Alışveriş bağımlılığı, ‘olumsuz olay ya da duygulara cevap verilen kronik ve tekrarlayan satın alma’. Ayrıca takıntılı bir şekilde alışveriş yapmak, alışveriş yapmayı düşünmek ve bunun üzerine planlar kurmak olarak da ifade ediliyor.”
Hızlı ve düşünmeden alıyorlar
İhtiyaçları doğrultusunda satın alanlar, karar verme sürecinden sonra harekete geçiyor. Ancak alışveriş bağımlıları için bu durum takıntılı ve kontrol edilemeyen boyutlarda. Satın alma süreçleri hızlı ve düşünmeden gerçekleşiyor. Sayar’a göre, “Kişiler ani karar verdikleri, daha sonra kendilerini kontrol edemedikleri için, suçlu, mutsuz veya utanmış hissedebiliyor. Bu tarz bir satın alma davranışı, ekonomik, sosyal ve psikolojik sonuçlarıyla kişiyi ciddi anlamda etkiliyor. Fazla borçlarına ve satın alma ile meşguliyetlerine aldırmaksızın artan miktarda ürün satın almaya devam ediyorlar”
Anlık heyecan ve zevk için satın alıyorlar
Alışveriş bağımlılığında sorun alışveriş değil. Kişinin ihtiyaç duymadığı hatta daha sonra istemeyeceği ürünü bir anlık heyecan ve zevk için satın alması: Sayar bu durumu, “Kontrolsüz satın alımın temel klinik özellikleri, satın alma davranışında dürtüsellik, sürekli olarak satın alma ihtiyacı, satın alma kontrolünde başarısız girişimler ve sonunda meydana gelen olumsuz sonuçlar” diye yorumluyor.
Bağımlıların alışveriş sürecinde yaşadığı duygular farklı. Bağımlılar, alışveriş yaparken ön alım gerginliği veya kaygı, meşguliyet ve satın alma sonrasında bir rahatlama duygusu oluştuğunu bildiriyor.

Depresyon, anksiyete ve düşük benlik algısı etkili
Peki alışveriş bağımlılığını etkileyen psikolojik faktörler ne? Sayar bu soruya şöyle yanıt veriyor: “Düşük benlik saygısı, depresyon ve anksiyete görüyoruz. Alışverişin gerginliği azalttığını düşünüyorlar. Alışveriş bağımlılığının farklı nedenleri bulunuyor. Benlik saygısında azalma, endişe, depresyon ve takıntılarla birlikte yaşanan olumsuz duygular, sosyal statü beklentisi, fantezi düşkünlüğü, internet kullanımındaki artış, zorlayıcı biriktirme ve plansız satın alma alışkanlıkları riskini artırıyor.”
İnternet, kredi kartı kullanımı, reklamlar tetikleyici
Bazı klinik araştırmalarda alışveriş bağımlılarının, ruhsal rahatsızlıklarının daha fazla olduğu görüldü. Madde bağımlılıkları, kişilik, dürtü kontrol, duygu durum ve yeme bağımlılığına sık eşlik eden hastalıklardan birkaçı. Ailenin, internetin, kredi kartı kullanımının, sosyal çevrenin, artan reklamlar ve gelişen pazarlama imkanlarının da alışveriş bağımlılığına etkisi bulunuyor.
Sayar, “Kişinin yaşamını etkileyen boyutta bir davranış haline gelmişse, duygusal yatışma ya da haz sağlamak için alışveris yapıyorsa, tedavi gerektirir” diyor.