Kılıçdaroğlu'na göre 'parlamenter ittifak' masası dağılmaz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, altı partinin bir araya geldiği ‘parlamenter sistem ittifakı’ için “Bu masa devrilmez” dedi.

Fotoğraf: AA

CHP ile beş parti, pazartesi günü ortak mutabakat imzalamıştı. (üstte) Mutabakatta başkanlık sistemine karşı çıkılırken, iktidara gelmeleri durumunda yeni bir yol haritası da çizilmişti.

FOX TV canlı yayınına katılan Kılıçdaroğlu, tarihin kendilerine yüklediği sorumlulukların olduğunu söyledi. Bireysel beklentilerinin bulunmadığını, toplumun sorunlarına odaklandıklarını kaydetti.

‘Önemini kavradı’

CHP liderinin açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

* Ülkeyi biz yönetsek Montrö Sözleşmesi’nin gereğini yerine getirir, asla ve asla tartışmaya açmazdık. Geçmişte hatırlarsanız “Savaş gemileri gerekirse Kanal İstanbul’dan geçer” şeklinde Erdoğan’ın bir açıklaması var. Erdoğan tarihi bilmediği için, Boğazlar’ın ne kadar güvenli olması gerektiğini bilmediği için, Karadeniz’in anahtarının Montrö olduğunu bilmediği için bunları söylemiştir. Ama artık eminim o da anladı ve Montrö’nün önemini kavradı. Dolayısıyla Kanal İstanbul’u da bir kenara bırakacaktır diye düşünüyorum.

‘İttifakın cumhurbaşkanı’ tarifi

* Cumhurbaşkanı parti rozetini çıkaracak. Tarafsız ve partisiz olacak. Elbette cumhurbaşkanı hangi partiyi istiyorsa ona oy verir ama ilişkilerinde tarafsız olması lazım. 24 saat konuşmaması lazım. Parlamentoyu açış konuşmaları bir partinin propagandasına dönmemesi lazım. Bir partinin genel başkanı hakim tayin edemez. Ederse bu doğru olmaz. “Ben tarafsızım” demek yetmiyor. Anayasa diyor ki, yemin edeceksin. Cumhurbaşkanı namusu ve şerefi üzerine yemin ediyor. Cumhurbaşkanı kısır tartışmaların parçası olamaz.

‘Hukuku yeniden inşa ediyoruz’

* Altı siyasi partinin programları ayrı, dünyaya bakışımız ayrı ama Türkiye’nin geleceği açısından ortak hedefler belirlemek zorundaydık. Demokrasimiz daha güçlü olmalı. Altı saygın siyasi lidere bir tarihsel görev düşüyor. Ülke bu konumdayken ülkeyi bu içinde olduğu konumdan çıkarmamız lazım. Ortak hedefler belirlemek zorundayız. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’le aslında hukuku yeniden inşa ediyoruz. Tek adam rejimine de son veriyoruz. Bütün bunların hepsi bizim ortak noktamız oldu.

* Her evde bile farklı görüşler çıkıyor ama bu evin dağılmasına yol açmıyor. Ülkenin kazanmasını istiyoruz. Yaşayan insanların kutuplaşmasını istemiyoruz. Kucaklaşma istiyoruz. Kutuplaştılar biz şimdi toparlamak istiyoruz.

‘Bu masa devrilmez’

* Bu masa devrilmez. Tarihin bize yüklediği bir sorumluluk var. Biz bu sorumluluğun gereğini yapmak zorundayız. Liderlerin Türkiye’nin geleceği açısından iradeleri vardır. Sayın Akşener önemli bir aktördür. Kadın olarak da çok önemli bir aktördür. Masayı bozmak istediler. Cumhur ittifakının aktörleri var. Bir kısmı siyaset içinde bir kısmı dışında. Bu aktörler bozmak istiyorlar. Ülke bu haldeyken hiçbirimiz bu masayı deviremeyiz. Tarihsel sorumluluğumuz vardır.

* (Cumhuriyet’in ‘Laikliği unuttular’ haberi) Hayır unutmadık. ‘Din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alan toplum düzeninin temelidir’ diyoruz. Zaten yazmışız buraya. Raporu okumadan görüş beyan etmek doğru değil.

‘Güveni vermeye çalışıyorum’

* Denklem zor görünebilir ama bireysel hiçbir çıkar beklemeden sadece ve sadece ülkenizin sorunlarına odaklanıyorsanız ve sorunları samimi olarak nasıl çözülebileceğini ifade ediyorsanız karşılıklı güveni oluşturabiliyorsunuz. Bu güveni vermeye çalışıyorum. Bireysel beklentimiz yoktur. Ülkenin bu kadar sorunu varken bir masanın etrafına toplanıp ülkemizin geleceğini nasıl inşa edeceğiz diye düşünüyoruz. Bir araya geldiğimiz zaman konuşuyoruz. Güven ilişkisi kurduk.

Sırada ekonomi var

* Ekonomi ve sosyal politikalarda ne yapacağız? Altı genel başkan karara vardık; her parti kendi içinde ön hazırlık yapıyor. Daha sonra altı parti genel başkanları tekrar bir araya geleceğiz. Temel kurallar belirlenecek. Onları da kamuoyu ile paylaşacağız.

Altı liderden ‘tarihi’ imza