
AYNUR KOLBAY
aynurkolbay@hotmail.com
@okumak_zamani
Pandemi nedeniyle okul çağındaki çocuklar uzun bir süre boyunca arkadaşlarıyla birlikte eğlenmekten, gezmekten, hatta sadece bir araya gelmekten bile uzak kaldı. Okullar açılsa ve sosyal hayatta biraz rahatlama gerçekleşmiş olsa da bu durum çocukların birbiriyle iletişim kurmasını önemli ölçüde etkiledi.
Tudem Yayınları’ndan çıkan ‘Arkadaşlar Arasında‘ kitabı, çocuklara tam da bu kaybedilen ya da özlenen arkadaş ilişkilerini, mahalle kültürünü ve dostluğu hatırlatıyor. Yazar Fatih Debbağ, yine aynı yayınevinden çıkan ilk kitabı ‘Selin Beni Terk Etti’yle tanıdığımız, okuyucuyu ana bir hikâyenin çerçevesinde bir sürü farklı yan hikâyenin içine sokan yetenekli bir yazar. Öyle ki ilk kitabıyla 2018 Tudem Edebiyat Birincilik Ödülü’nü kazanırken, ikinci kitabı ‘Arkadaşlar Arasında‘ ile de 2020 Tudem Edebiyat Üçüncülük Ödülü’nün sahibi oldu.
Tek bir kahramanı olmayan, kitaptaki her çocuğun bir kahraman olarak eş değere sahip olduğu hikâye, Ulaş isimli bir çocuğun bir akşam sokakta bir köpeğe rastlamasıyla başlıyor. Bu sevimli köpeği sokakta bırakmaya içi el vermeyen Ulaş, onu evinin bahçesinde beslemek istese de annesinin köpek korkusu buna engel oluyor.
Bunun üzerine mahalle arkadaşlarıyla bir olup Kızım adını verdiği bu köpeğe yuva olabilecek bir yer arayışına giriyor. Tam istedikleri gibi bir yer bulmuşken bu sefer de bir süredir çekişme ve çocukça bir düşmanlık içinde oldukları diğer mahallenin çocuklarıyla karşı karşıya geliyorlar. Diğer çocuklarla girilen mücadeleler eşliğinde kendi aralarında bir görev dağılımı yaparak Kızım’ı güvende tutmaya, onu ‘düşman‘ çocuklardan korumaya, ona bakmaya ve sahip çıkmaya çalışıyorlar.

Kitabın devamı ve sonu okuyucuya kalsın ama tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi canlarını yakacak darbenin çocuklardan değil de yine yetişkinlerden geldiğine dair bir ipucu da vermiş olayım.
Gerçekleri tamamen çocukların anlayabileceği bir netlikle, hiçbir abartıya ya da ajitasyona kaçmadan anlatmayı başaran yazar, hikâyeyi farklı karakterlerin gözünden ayrı ayrı parçalarla aktararak hem olayları farklı açılardan görmemizi hem de karakterlerle empati kurmamızı kolaylaştırıyor. Bazen hayalci ve neşeli bir karakterle hayal gücümüzün sınırlarını zorlarken bir sonraki bölümde gerçekçi bir karakterle olaylara mantık çerçevesinden bakabiliyor ya da duygusal bir karakter aracılığıyla biz de farklı duygular içine sürüklenebiliyoruz.
Pek çok çocuk kitabında sırf kapsayıcı olmak adına, okuyucunun gözüne batıra batıra yaratılan karakterler bu kitapta hayatın doğal akışı içerisinde olağan bir şekilde karşımıza çıkıyor. Bu karakterler ve ana hikâyenin içine ufak ufak yedirilmiş yan hikâyeler eşliğinde engellilik, ayrımcılık, zorbalık gibi zor konular da çaktırmadan yerini almış oluyor.
Hikâyenin genelini ise bir canlı için duyulan endişe, onunla kurulan empati, ona beslenen sevgiye dair çok sıcak duygular kaplıyor. Kardeşlik, arkadaşlık, cesaret, dayanışma ve kayıplar üzerine çocuklara harika düşünme fırsatları yaratan kitap koşulsuz sevginin gücünü görebilmek adına da önemli.
Hikâyenin aralarına siyah beyaz yerleştirilen çizimlerin Gözde Eyce’ye ait olduğu kitap, dokuz yaş ve üstü tüm okurlar için uygun.
Keyifli okumalar.

Yazar: Fatih Debbağ
Resimleyen: Gözde Eyce
Sayfa Sayısı: 144 sayfa
Yayınevi: Tudem Yayınları