“Fenerbahçe armasını öpen bir çocuğun, sevimli, yakışıklı, düşleri güzel, hayata pırıl pırıl bakan bir gencin sokak ortasında dövülerek öldürülmesi, katledilmesi çok etkiledi bizi, herkes gibi… Etkilemese zaten böyle bir beste ortaya çıkmazdı.”
‘Ali İsmail Korkmaz Marşı’nın ortaya çıkış öyküsünü, taraftar grubu Vamos Bien’in üyelerinden Ercan böyle anlatıyor.
Ercan, yine Vamos Bien üyesi Barış ve Haluk’la birlikte ‘Ali İsmail Korkmaz Marşı’nın hikayesini Karşı gazetesinden Kemal Ilıkkan’a anlattı.
Nasıl çıktı peki, neredeydin?
Ercan: Sabah işe gidiyordum. Otobüste geldi aklıma sözleri. Tribünde söylediğimiz başka bir bestenin üzerine bu sözleri koydum.
Barış: Beste yapma şekli vardır.. Mırıldanırsın, birileri çıkar sana eşlik eder. Beste çoğu zaman da kitlesel çıkar, ilk kimden çıktı bilemezsin yani. Ercan sürekli beste yapar, onları kaydeder, maçtan önce gelir parkta dinletir hatta… Hikayesi bu.
Bestenin patlaması nasıl oldu, sizce neden bu kadar sahiplenildi?
Ercan: Beste yapıldığında Kadıköy olayları henüz patlamamıştı. Kitlenin içinde biz söylüyorduk sonra herkes söylemeye başladı. Söylene söylene sahiplenildi yaygınlaştı. Tribünde polislere karşı söylendi.
Haluk: Biz Ercan’ın besteyi yaptığı ilk gece statta söyledik. O gece, bir video çekmiştik maç öncesi. Onu Youtube’a koyduk. Video internete düşünce, paylaşılmaya başlanınca yayıldı gitti. İnternet siteleri ve televizyon kanalları o videoyu defalarca gösterdi.
Barış: Kasımpaşa maçının çıkışında söylenmişti hatta. Statta esas yaygınlaşması ise devre arasında polise söylenmesiyle oldu sanırım.
‘Tarlabaşı’nda barikatın arkasında kim varsa söyledi’
Barış: Hiç unutmuyorum. Tarlabaşı’ndaki bir çatışmada biz kendi kendimize bir mırıldanalım dedik besteyi .. Oradaki işte SDP’lisi Halkevcisi barikatın arkasında kim varsa, onlar da Fenenbahçe kısmını değiştirerek söylemeye başlamıştı.
Haluk: Bunun sürekli o mücadele alanlarında söylenmesi çok önemliydi yayılması açısından. Tabi işin sokaklara taşınması da etkili oldu. Grafitiler yapıldı, stickerlar yapıştırıldı, sildiler tekrar yaptık, sildiler tekrar yaptık. Nöbet tuttular başında. Yine de hala yapılıyor. Bunlardır önemli olan. Mücadelenin sokağa taşınmasıyla alakalı bazı şeyler.
Sözleri de şairane doğrusu.. Ve çok beğeniliyor…
Ercan: Grup Yorum’un Feda albümü vardır. 1996 yılındaki ölüm orucu şehitleri için yazdıkları… O albümdeki şarkıları nasıl bir duygusallıkla ve öfkeyle çıktıysa, benimki de ona benziyor işte. Gezi’de hepimizin mücadele ettiği değerler uğruna katledilen, gencecik bir çocuğun Fenerbahçe formasını öperken fotoğrafını görmek…
Fenerbahçe Kulübü Korkmaz ailesini maça davet etti
Ali İsmail Korkmaz Marşı, aileye ne hissettiriyor? Bunu sormasak hikaye eksik kalırdı. Aradık Gürkan (Korkmaz) Abi’yi, bir de ondan dinledik. Fenerbahçe Yönetimi, Korkmaz ailesini içerde seyircili oynanacak ilk iç saha maçında Kadıköy’de ağırlamak istemiş.
Kolay değil, nasıl anlatabiliriz ki.. Biz 4 kardeşiz, 3 kaldık. Bir kardeşi kaybettik. Ali koyu Fenerbahçeliydi. Benim futbolla pek ilgim yok ama Galatasaray’ı tutardım. Ailenin çoğu Galatasaraylıdır bizde. Ali kuzenlerin etkisiyle Fenerli olmuş. “Pis Fenerli” diye takılırdım ona. Şimdi bana bile sevdirdi Fenerbahçe’yi… Ben de söylüyorum o marşı. Ali her rengin ortak sloganı oldu, ortak kahraman oldu. Gurur duyuyoruz.
Kadıköy’de hiç maç izledi mi Ali?
Biz Antakya’da yaşıyoruz, evinden ilk çıkışıydı. Bir iki kez yurtdışına gitti çeşitli programlarla ama İstanbul’da maça hiç gitmemişti. Daha çocuktu be.. Kadıköy’de maç izleyemedi ama ismi orada her maçta haykırılıyor. Arkadaşlarıyla halı saha maçları yapardı. Fubolu çok severdi. Fenerbahçe’yi de tabi. O armayı öptüğü fotoğraf Fenerbahçe’nin şampiyonluk kutlamasından. Antakya’daki konvoya katılmış.
Ali İsmail Korkmaz Marşı
Daha 19 yaşında
Düşlerinde özgür dünya
Öptüğü çubuklu forma
Yaşayacak anısında
Ali İsmail Korkmaz
Fenerbahçe Yıkılmaz
