'19. yüzyıl İngiltere'si bile reforma 21. yüzyıl Türkiye'sinden daha yatkındı'

 

New York Times gazetesi, Soma’daki maden faciasına ilişkin uzun haber analizinde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın faciayı meşrulaştırmak için örnek gösterdiği 19’uncu yüzyılda, İngiltere ve ABD’de reform için daha etkili baskı unsurları olduğunu yazdı. Gazete, bu unsurlar arasında özgür basın, sendikalar ve güçlü muhalefet partileri gibi denetim mekanizmalarını gösterdi.

‘Soma’da yaptıkları şoke ediciydi’

soma1

Faciada hayatını kaybeden en az 301 madencinin aileleri ve kurtarma çalışmalarına katılan işçilerle konuşan New York Times, Erdoğan’ın facianın hemen ardından Soma’yı ziyaret ettiği anlara da geniş yer verdi. Gazete, o dönem başbakan olan Erdoğan’ın protestolarla karşılandığını, danışmanlarından Yusuf Yerkel’in yerde yatan bir eylemciyi tekmelediğini hatırlatıp, yaşananları ‘şok‘ diye niteledi:

Erdoğan’ın konuşlandırdığı polisler geçmişte birçok defa kitlelere saldırmış ve gözyaşartıcı gaz sıkmıştı. Fakat tam da insanların ölülerin yasını tuttuğu kasabada, sokak ortasında ve kameraların önünde, hükümet yetkililerinin insanları bizzat tekmelediğini görmek, Erdoğan’ın halkı bizzat aşağıladığını ve tehdit ettiğini duymak şoke ediciydi.”

‘Hükümet bir an için çökecek gibi göründü’

Fotoğraf: Arşiv
Fotoğraf: Arşiv

New York Times, ”Bir anlığına da olsa hükümet çökecek gibi görünüyordu” gibi çarpıcı bir ifade kullandı; bunun gerçekleşmemesini de şöyle açıkladı:

Bir anlığına da olsa hükümet çökecek gibi görünüyordu. Yaşananların, herkesi küplere bindirecek bir endüstriyel facia olduğu kesindi. Fakat Erdoğan üç ay sonra cumhurbaşkanı seçildi. Bu sonuç beklenmedik değildi. Erdoğan popüler bir lider. Bu kısmen Türkiye’nin onun liderliğinde büyümesinden, kısmen de iktidarına karşı her tür muhalefetin altını oymasından kaynaklanıyor.

’19’uncu yüzyılda İngiltere’de basın özgürdü’

Gazete, Erdoğan’ın Soma faciasını 19’uncu yüzyılda İngiltere, ABD ve Fransa’da yaşanan facialara benzettiğini hatırlatıp, bu benzetmeyi bir başka karşılaştırmayla ‘çürüttü‘:

”Türkiye gibi bir ülke, 19’uncu yüzyıl İngilteresi’nin o dönem olduğu  gibi, endüstriyel gelişiminin çocukluk safhasında olabilir. Ve Erdoğan da, sıkıntılar yaşamadan endüstriyel devrim yapamayacağınızı söylemekte haklı olabilir. Fakat küreselleşme ve kapitalizmin baskın itici güçler olduğu 21’inci yüzyıl Türkiyesi’ne kıyasla, 19 ve 20’inci yüzyıllarda, İngiltere ve ABD’de sendikalar, özgür basın, güçlü muhalefet partileri ve komünizm korkusu gibi, reformu destekleyen daha etkili nüfuz mekanizmaları vardı.”