Göz göre göre ölüme davetiye: İçkiye vergi çok, sahtesine denetim az

AYŞEGÜL KASAP

aysegulkasap@diken.com.tr

@aysegul_kasap

İçki tüketiminin arttığı yılbaşı öncesi sahte içki üretenlere ve kaçak içki satanlara yönelik operasyonlar hız kazanırken, sadece bu ay tonlarca etil alkol ve binlerce şişe sahte içkiye el kondu.

İçkiden alınan fahiş vergiler, sahte içki yapımını artırıyor. Bu da sahte içki nedeniyle ölümlerin yaşanmasına yol açabiliyor. Sadece son bir haftada en az 42 kişi sahte içkiden hayatını kaybetti.

Türkiye’nin artan sahte içki gerçeğini, nedenlerini ve sonuçlarını Tekel Bayileri Platformu (TBP) Başkanı Özgür Aybaş, Türk Tabipleri Birliği’nden (TTB) halk sağlığı uzmanı Dr. Nasır Nesanır ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Uğur Toprak ile konuştuk.

TBP başkanı Aybaş, yüksek vergiler nedeniyle artık berberde ya da terzide bile sahte içki satıldığını belirtti. Gelen müşterileri sahte içki konusunda uyardığını söyleyen Aybaş, pahalılığın vatandaşları merdiven altına sürüklediğine dikkat çekti.

Dr. Nesanır sahte içki sorunun görünenden daha büyük olduğunu belirterek Sağlık Bakanlığı’nı sayıları açıklamaya davet etti. Çünkü Nesanır’a göre sahte içki ölümleri sadece sayı fazla olduğunda gündeme geliyor, oysa her gün bir-iki ölüm kayda geçiyor.

Toprak ise vergilerin bu kadar yüksek olduğu bir yerde denetimlerin yetersiz olduğuna dikkat çekti ve vatandaşların dikkat etmesi gerektiği hususları sıraladı.

Fotoğraf: Reuters

1 Ekim 2020’deki düzenlemeyle içki yapımında kullanılan etil alkolü satmak yasaklanmıştı. Bunu izleyen süreçte farklı illerde art arda metil alkol zehirlenmeleri yaşanmıştı. 9 Ekim 2020’den itibaren sahte içki nedeniyle 69 gün içinde 92 kişi hayatını kaybetmişti.

İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre 2020’deki operasyonlarda 1 milyon litre sahte ve kaçak içkiye el konmuştu. Sahte içki ölümlerinden sonraki soruşturmalardaysa gözaltına alınan 100 kişiden 40’ının tutuklandığı kaydedilmişti.

Nesanır: Sorunun boyutu çok büyük

Dr. Nesanır, Türkiye’de metil alkol zehirlenmesinin çok ciddi bir halk sorunu haline geldiğini belirterek, geçen yıldan örnek verdi: “2020’de 9 Ekim’le 20 Ekim tarihleri arasında 10 ilde 63 yurttaşımız hayatını kaybetti ve 50’ye yakın kişi de hastanede tedavi görmek zorunda kaldı. Bu ölümler yüksek olduğu zaman dikkatimizi çekiyor. Aslında sürekli devam eden bir sorun. Bakanlığın bir açıklama yapması gerekir ama biz takip edebildiğimiz kadarıyla söylüyorum, günde bir ya da iki yurttaşımız bu nedenle hayatını kaybediyor. Sorunun boyutu çok büyük aslında.”

Dr.Nasır Nesanır

Yasaklar metil alkole yönlendirdi

Dr. Nesanır, insanlarının sahte içkiye yönelme nedenlerini şöyle anlattı: “Birincisi biz insanlar alkol tüketmesin diye yüksek vergiler koyuyoruz. Yüksek vergilerle siz alkol sorunu çözemezsiniz. Yüksek vergiler koyunca (geçmişteki altı-yedi yıllık süreyi söylüyorum) yurttaşlarımız internetten ya da marketlerden satılan etil alkolü almaya başladılar. Etil alkol de yasaklanınca insanlar metil alkole yöneldiler.”

Türkiye, Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) verilerine göre Avrupa’da içkinin en pahalı olduğu ülkeler arasında üçüncü sırada yer alıyor.

Etil alkol tüketimi altı yılda yüzde 448 arttı

Hem yüksek vergi oranlarının hem de etil alkol satımına getirilen yasakların insanları farklı arayışlara sürüklediğini belirten Nesanır, “Hükümet yüksek vergi koyunca alkol tüketimini azaltacağını düşünüyor ama veriler tam tersini diyor” diyerek Sayıştay raporlarını hatırlattı.

Sayıştay’ın 2019 raporuna göre, son altı yılda etil alkol kullanımı yüzde 448 arttı.

‘Metil alkol hiçbir şekilde kullanılmamalı’

Nesanır şöyle devam etti: “1 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle internetten evsel kullanım amaçlı etil alkolün satışının da yasaklanmasıyla son kayıplardan da anlaşılacağı üzere daha kolay bulunan ve zehirli olan metil alkole yönelim arttı. 9 Ekim 2020 tarihinden bu yana meydana gelen metil alkol zehirlenmelerini bu boyutuyla irdelemek gerekir.”

Alkolün her türlüsünün insan sağlığına zararlı olduğunun altını çizen Nesanır, metil alkolün hiçbir şekilde kullanılmaması gerektiğini vurguladı: “Metil alkol, sanayide çözücü olarak kullanılıyor. Antifriz yapım içeriğinde, boyada ya da cam temizleyici olarak kullanılıyor. Bu denli zehirli bir şeyden bahsediyoruz.”

‘İşsizlik ve ekonomik kriz tüketimi artırıyor’

Nesanır, bilimsel çalışmaların içki tüketimiyle ekonomik krizin doğru orantılı olduğunu gösterdiğini söyledi “İşsizlik ve ekonomik kriz dönemlerinde içki tüketimi artar. Yani sosyoekonomik koşullarının kötüleşmesi içki tüketimini etkiler. İçki her şekilde zararlı, normalde kullanılmasını istemediğimiz bir şey. Ama bu durumda kişi işsiz, ekonomik koşulları kötüleşmiş, içkiye zamlar artmış… Bu dönemde içkiye yönelim ihtiyacı ortaya çıkınca merdiven altı üretim sağlamaya çalışılıyor yurttaşlar.”

12 ila 24 saat önemli

Nesanır metil alkolün nasıl zehirlediğini ve belirtilerini şöyle sıraladı: “Metil alkol ağızdan alındıktan bir saat sonra kanda zirve düzeyine ulaşıyor. Hafif bir sarhoşluğun dışında ciddi bir belirti vermiyor. Asıl soruna yol açan metil alkolün yıkılmasıyla açığa çıkan formik asittir. Bu formik asit alkol kullanımından 12 ila 24 saat sonra ortaya çıkıyor.

Bu süreden sonra ortaya çıkan belirtilerse, karın ağrısı, bulantı, kusma, görme bozukluğu, baygınlık nöbetleri, tansiyon düşüklüğü.. Önlem alınmazsa böbrek yetmezliği, koma ve ölüme kadar gidiyor.

‘İlk akla gelen sahte içki olmalı’

Bu belirtiler ortaya çıktığında, kişi sahte içki kullandığını düşünmelidir ve derhal zaman kaybetmeden sağlık kurumuna gitmelidir. Çünkü tehlikeli ve geri dönüşümü olmayan bir süreç bu. Netice itibariyle içkinin her türlüsü aslında sağlığa zararlı. Sadece metil alkol değil. Bunu da belirtmeliyim.”

Aybaş: Pahalılık vatandaşı merdiven altına yönlendiriyor

TBP başkanı Aybaş müşterinin gelir gelmez “Zam var mı” diye sorduğunu söyledi: “Gelen müşterinin söylediği şu, ‘Biz artık kimyager olduk evde yapıyoruz içkimizi.’

Özgür Aybaş

Aybaş etil alkol satışlarının resmiyette yasaklanmış olmasına rağmen hala devam ettiğini belirtti: “Girin sosyal medyaya, ‘etil alkol’ yazın, 100 tane yer çıkıyor. Alan kişi bunların içeriğini bilmiyor. ‘Kimyager olduk biz’ diyor ama değiller. Çünkü etil mi metil mi olduğunu ölçebilecek bir laboratuvarı olması lazım, o yok. Alıyor, rakı yapıyor, votka yapıyor. İçki içtiğini sanıyor ama içtiği şey kimyasal. Biz uyarıyoruz defalarca ama vatandaş pahalılıktan dolayı bu tarz şeylere yöneliyor.”

Kaçak içki olayının Avrupa’da yaşanmadığını söyleyen Aybaş yakın zamanda yaşanan bir olayı hatırlattı: “Geçenlerde çok ironi bir durum yaşandı hatırlarsanız. Türkiye’ye kaçak Yeni Rakı geldi. Bizim ülkemizin rakısı başka ülkeden bize kaçak olarak geldi. Zaytung haberi gibi.”

OECD ülkelerine bakıldığında Türkiye dünyada içkiyi en az tüketen ülkelerden görünüyor. Aybaş bunun nedenini şöyle açıkladı: “Çünkü kaçağın kaydı yok. Herkes kaçak içiyor. Bir de böyle bir gerçek var. Tüketim çok aslında, kaydı olmadığı için verilere yansımıyor.”

‘Berber kaçak içki satıyor’

Aybaş, artık berberde bile kaçak içki satıldığını söyledi: “Eskiden sahte içki ölümleri yoktu. Son dört yılda 70’lik 100’lük rakıya yüzde 234 vergi zammı geldi. Üç sene önce 70’lik rakı 70 liraydı şimdi 175 ila 200 lira arası. Zamlar artınca vatandaş kaçak alkole yöneliyor.

Kaçak içki satanların çoğu tekel bayisi bile değil, merdiven altı diye bahsettiğimiz, tekel bayi görünümlü ruhsatsız yerler. Terziler ve berberler bile satıyor artık. Geçen bir müşterim geldi ‘Nereden aldın’ dedim. ‘Berberden aldım’ dedi.”

‘Çok yüksek vergiler tüketiciyi riske atıyor’

Gıda mühendisi Toprak, sanayi tipi alkollerden veya hiç olmayacak bir şekilde insan sağlığı için son derece zararlı ve etil alkole oranla çok daha ucuz olan metil alkol kullanılarak yapılan bu sahte üretimlerin insan hayatını nasıl sonlandırdığına tanık olmaya devam ettiğimizi söyledi.

Uğur Toprak

Toprak şöyle devam etti: “Gıda insan sağlığı ile doğrudan ilgili, ihmal edilemeyecek ve ertelenemeyecek bir konu. Mevzuat hazırlamak, kurallar koymak, bu kuralların uygulaması takip edildiği ve yeterince denetim yapıldığı sürece önemli. Bu denetimler yeterince yapılamazken, bir de içkilerde çok yüksek oranlarda vergi uygulanması kayıt dışını ve sahteciliği körüklemekte, tüketicileri riske atmakta.”

‘Vergi, sahtecilik cazibesini düşürecek orana çekilmeli’

Alkol ve gıda zehirlenmesi gibi vakalarla insanlarımızı yitirmenin çağdaş, demokratik bir hukuk devletine yakışmadığının altını çizen Toprak, bütçe açıklarını kapatmak için, içkilere yapılan yüksek zamların ve vergilerin sahtecilik ve kaçakçılığı tetiklediğini belirtti: “Rakı dışındaki diğer distile içkilerde de sahteciliğin olmadığını söylemek olası değil. Bugünlerde rakıda yaşanan sorun, yarın diğer distile içkilerde de görülebilir. Bu bağlamda, içkilerdeki yüksek vergi baskısının, sahtecilik cazibesini düşürecek oranlara çekilmesi, tüketicinin uygun fiyatlarla içkilere ulaşmasını sağlayıcı bir fiyat düzeyinin belirlenmesi gerekir. “

Toprak devletin üretimine ve tüketimine izin verdiği tüm gıdaların (buna içkiler de dahil) yurttaş tarafından sağlıklı ve güvenilir bir şekilde tüketmesinden sorumlu olduğunu hatırlattı: “Artık sanayileşmeye başlayan sahte içki üretimi için denetimler ilgili bakanlıklarca mutlaka sıklaştırılmalıdır. “

Vatandaşlar nelere dikkat etmeli?

Vatandaşın dış görünüşten ürünün sahte olup olmadığını anlamasının mümkün olmadığını belirten Toprak, dikkat edilmesi gereken noktaları söyledi: “Dökme içki tüketmemek veya tükettikleri noktalarda orijinal ambalajı görmeyi talep etmek yetersiz de olsa bir önlem olarak görülmelidir. Alışveriş sırasında kapak, etiket, barkod ve seri numarası kontrollerini yapmaları ve olabildiğince güvenilir buldukları yerlerden içki satın almaları önemlidir. Akıllı telefonlarda kullanılabilen GİB BÜİS uygulaması ile ürünlerin bandrolünde bulunan QR kodu okutup orijinalliğinin kontrolünü sağlayabilirler. Şüpheli gördükleri durumları yetkililere bildirmekten kaçınmamalıdırlar.”

Metil alkolün gıda ürünlerinde kullanılması yasak: “Genel bir ilke olarak, piyasadaki eşdeğerlerinden çok daha ucuz olan gıda maddelerinde sahtecilik ve aldatma riski yüksektir.  Metil alkol endüstriyel kullanımı olan bir üründür. Gıda maddelerinin üretiminde girdi olarak kullanılması kesinlikle yasaktır ve kullanılamaz. Türk Gıda Kodeksi’ne göre rakıda bulunmasına izin verilen metil alkol miktarı en fazla 150 gr/hektolitredir. Bu miktardan daha yüksek oranlarda metil alkol içeren ürünler insan sağlığı açısından riskli olarak değerlendirilir. Mevzuatta izin verilen dozların üzerinde tüketildiğinde zehirlenmelere neden olur. “

Toprak da zehirlenme belirtilerinin 12-24 saate kadar görülemeyebileceğini belirtti: “Metil alkolün bir diğer özelliği zehirleme dozunun değişkenlik gösterebilmesidir. Zehirlenme mide bulantısı, karın ağrısı, baş dönmesi, güçsüzlük gibi belirtilerle başlar ve merkezi sinir sisteminde çökme, körlük, koma ve ölüm, bu olumsuz tablonun ciddi sonuçları olarak ortaya çıkar.”