Profesör görüşü: Salgından sonra da maske takmak gerekebilir

Uluslararası Hava Kirliliğini Önleme ve Çevre Koruma Birliği Başkanı Prof. Dr. Selahattin İncecik, İstanbul’da Covid-19 salgınından sonra bile hava kirliliği nedeniyle maske takılmasını önerdi.

AA’ya konuşan profesör, kentte 1990’lı yıllara kadar konutların ısıtılması sırasında hava kirliliği yaşandığını, artık kirliliğe trafik ve motorlu araçların neden olduğunu ifade etti.

İncecik, İstanbul’da 3,2 milyon otomobil olmak üzere yaklaşık 4,5 milyon aracın bulunduğu, yüzde 40’nın dizel olduğunu belirterek rakamı yüksek bulduğunu aktardı. Avrupa Birliği ortalaması yüzde 24.

Profesör, sisli ve basınçlı günlerde rüzgarın şiddetinin düşük kalması nedeniyle hava kalitesinin bozulduğunu belirtti.

İncecik, havanın kirli olduğu günlerde koruyucu önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayarak şu öneride bulundu: “Pandemiden dolayı maskesiz dolaşmıyoruz. Pandemi bitince de hava kirliliğinden korunmak için insanlar maske takmalı. Özellikle otobüs duraklarında maskesiz oturmayın. Çünkü otobüs egzozlarından yayılan bütün emisyonları orada soluyoruz. Bu durumda kirli havayı akciğerlerimize kadar alıyoruz. Bunu önlemek lazım.

Ayrıca hava kirliliği farklı zamanlarda artabiliyor. Örneğin bunların başında da ozon geliyor. Bu ozon, yer seviyesinde zararlı, toksik ozon. Bu da yaz aylarında meydana geliyor. Etkin güneş radyasyonu olduğunda ve aynı zamanda da motorlu araçlardan yayılan o trafik emisyonların etkisiyle güneş radyasyonu altında ozonun oluşumuna neden oluyorlar. Bu ozon değerlerinin yükselmesi özellikle yaşlı insanların, bebeklerin sağlığına olumsuz etkide bulunuyor. Bu günlerde vatandaşlar uyarılmalı, o saatlerde dışarıda bulunulmamalı veya trafiğin bulunduğu alanlarda yürümemeleri için uyarılar yapılmalı.”

Hava kirliliği Türkiye’de bir yılda 44 bin 617 erken ölüme yol açtı

Hava kirliliği her yıl 7 milyon can alıyor