… önümüzdeki seçimlere, büyük bir yasal değişiklik olmadan girileceği netleşmiş gibi duruyor. AKP ve MHP, rakiplerini “zillet ittifakı” diyerek suçlamak dışında siyasi bir söylem geliştiremeyecek kadar kısırlaşmış vaziyette, provokasyonlardan medet umar durumdalar.
Cumhur İttifakı’nın yanına çekeceği politik özne de kalmadı, çünkü kimse kaybedenler hanesine ismini yazdırmak istemiyor. Millet İttifakı ise soluna duvar çekip sağına doğru açılarak iktidara yürümenin yollarını arıyor.
Vadedilen “helalleşme yolculuğu”, şayet sağın Türkiye’yi yıllardır çektiği rotanın üzerinden ilerleyecek ise “sistem” değişikliğinin ötesinde bir değişim zor görünüyor. Türkiye’de milyonlarca insanın talebi toplumsal barış, adalet ve özgürlük. Ancak bunun yolu “helalleşmekten” çok hesaplaşmaktan geçiyor. Yalnızca iktidar ya da “beşli çete” ile değil, bir bütün olarak Türkiye’nin sağcılaştırılma süreciyle, bu sürecin neden olduğu yıkım ve talan ile hesaplaşmadan yeni bir başlangıç yapmak mümkün değil.