Cemil Bayık’ın Avrupa medyasında popülerleşmesi ile Kobani üzerinden yeni strateji arayışları arasında doğal bir bağ var. Kürt siyaseti ‘Türkiyelileşmek’ fikrinin ne denli cazip olduğu konusunda bir ayrışma sürecinin eşiğinde. Bir yanda Rojava’da bağımsız Kürdistan hayali, öte yanda Rojava’nın çoğulcu bir yapıya zorlanarak normalleşmesi ihtimali… Göründüğü kadarıyla Kandil hayalleri zorlayan bir hamlenin denenmesine psikolojik olarak ‘hayır’ diyemeyecek durumda. Rojava’daki hayalin gerçeklere üstün gelmesinin yolu ise Türkiye’deki bir başka hayalin gerçek olmasıyla sağlanabilir. Eğer PKK Türkiye’de bölgedeki kamusal alanı ‘özerkleştirirse’, bunun orta vadede Rojava için de bir kaldıraç işlevi göreceği öngörülebilir.
Örneğin geçen hafta KCK Mardin’deki yabancı ortaklı bir enerji santralının inşaatını engelledi ve ‘oraların’ kendilerinden sorulduğunu ihsas etti. Bu tür eylemler Kürt siyasi hareketine belirli bir özgüven, hatta gurur kazandırabilir. Bir hayalin gerçekleşmesi olarak yaşanabilir… Ama bir başka gerçeğin hayal haline gelmekte olduğunun da gözden kaçmaması gerektiğini hatırlatır.