Mina ve arkadaşları gitti, 'Mina'nın Kızları' doğdu

1 Eylül’de Bodrum Ramada Otel’de ‘Kolektif Hafıza’ adlı bir çağdaş sanat sergisi açıldı. 11 Eylül’e kadar sürecek serginin amacı, yalnızca izleyicileri sanatla buluşturmak değil, özellikle iş dünyasını dikkatini ‘Mina’nın Kızları’na çekmek.

Küratörlüğünü Ayça Okay’ın yaptığı sergide, Leyla Emadi’nin I Am Going To Start Again adlı işi var. 2020, Beton üzerine kalıp harfler, 320x72cm.

Sergi hikayesinin trajik başlangıcı, 11 Mart 2018’e gidiyor. Mina Başaran ve  yedi arkadaşı Dubai’den, dönerken uçak kazasında hayatını kaybetmişti. Uçakta kaptan pilot ve mürettebatla birlikte üç kadın daha vardı. Kazadan kurtulan kimse olmamıştı.

‘Mina’nın Kızları’ işte bu kazadan birkaç ay sonra doğdu. Mina’nın annesi Beril Başaran’ın bir grup arkadaşı, katıldığı bir turnuvanın gelirini TÜKD’e (Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği) bağışladı. Bu bağışla, sembolik bir anlamı olduğu için 11 başarılı üniversiteli kadına eğitim bursu sağlandı.

Anne Başaran o dönemi şöyle anlatıyor: “Mina gittikten sonraki eyül ayında biraz arınmak niyetiyle Bodrum’a geldim. Mina adına yapılan bağışla bir burs verildiğini biliyordum ama işin detayına hakim olacak durumda değildim. 11 bursiyeri Bodrum’a otelimize davet ettim. Burada daha yakından tanışmış olduk.”

Birlikte geçirilen birkaç günden sonra, Mina Başaran bursuyla okuyan 11 üniversiteli, Başaran’ın anısını bir adım daha ileri taşımak için kendi aralarında bir proje geliştirmiş ve 10-14 yaş aralığındaki çocuklara, eğitim, teknoloji, sanat, sağlık, oyun, sosyal ilişkiler gibi konularda ablalık yapmak üzere harekete geçmiş. Fikir anneliğini İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Gülseren Genç’in yaptığı bu oluşuma da ‘Mina’nın Çocukları’ demişler. 

Beril Başaran ve ‘Mina’nın Kızları’ Kolektif “Hafıza” sergisinin açılışında.

Beril Başaran, “Ben kendimi hasta olarak görüyorum, o yüzden bu işlerin içinde bizzat bulunamıyorum. Ama bunlar bana dik durmak için bir araç oluyor. O anlamda iyi de geliyor” diyor.

Başaran, işin üniversite mezunu olmakla bitmediğini, meslek sahibi gençlerin iş bulması gerektiğinin düşünüyor ve asıl işinin Mina’nın kızlarını sağlam bir network’ün parçası yapmak olduğunu söylüyor: “Kızların iş bulmasına destek olmak için sosyal ilişkilerimi sıkı tutmak istiyorum. O zinciri kurduk. Bu sergiyle iş insanları arasında daha çok tanınırsak, kızlar için daha çok imkan bulabiliriz.”

Mert Ege Köse, Ain’t No Sunshine When She’s Gone, 2021, Alüminyum, 250x150x60
Sergide işleri olan diğer sanatçılar, Pınar Akkurt, Ramazan Can, Fırat Engin, Didem Erk, Ouchhh,  Erdil Yaşaroğlu, Yiğit Yazıcı, Ardan Özmenoğlu Mario Klingemann.