GÜLBEN ÇAPAN
gulbencapan@diken.com.tr
@istanbulartsnob
Türkiye, kendine uygun, gerçekçi sanat fuarına nihayet kavuştu. Ekonominin çökmeye yüz tuttuğu şu dönemlerde dolar 5.90’lara, avro ise 6.70’lere ulaştı. Ancak buna rağmen koleksiyonerlik, popülerliğinin doruk noktasında salınmaya, sanatseverlik ise Instagram’la işbirliği yaparcasına yayılmaya devam ediyor.
Kısacası, kimse büyük paralar harcayarak koleksiyoner olmak istemiyor. Contemporary Istanbul (CI) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Rabia Bakıcı Güreli önderliğinde, 25 – 28 Nisan’da sanatseverlerle buluşan, 500 ila 20 bin lira aralığındaki fiyatlara eserlerin sergilenip satışa sunulduğu Step, bu ihtiyacı karşılayan deyim yerindeyse cuk oturan bir etkinlik oldu.

Güreli, Tomtom Designhood işbirliğiyle açılan Step Istanbul’u şu sözlerle ifade ediyor: “Çağdaş İstanbul, Contemporary Istanbul markasının yaratıcısı olarak 17 yıldır aralıksız sanat faaliyetlerini sürdürüyor. Contemporary Istanbul ziyaretçileri arasında yaptığımız araştırmalar ve istatistiklere baktığımızda izleyicilerinin yüzde 64’ünün 35 yaş altı, sanat iştahı olan, öğrenmek ve sanatla daha yakından ilgilenmek isteyen gençler olduğunu gördük ve yola koyulduk. Öğrenmeye açık, meraklı gençlerin çoğunlukta olması bu projeyi hayata geçirmemizdeki en büyük etken oldu. Genç kitleleri daha yoğun olarak çekmek, heyecanlandırmak amacı ile Step Istanbul’u hayata geçirdik. Bizleri yeni, dinamik ve benzersiz bir deneyim bekliyor. Bu herkesi heyecanlandırıyor.”
Step’i, ön izleme gününde gezdim. Galericilerin yüzü ‘korktukları başlarına gelmediği için’ gülüyordu. Step, metrekaresi ABD doları üzerinden satış yapılan bir fuar değil, galerilerin CI’a oranla çok uygun ve TL bazında kira ödedikleri bir fuar oldu.
CI son birkaç yıldır galerileri hayal kırıklığına uğrattı. Kimileri fuardan çekildi, kimileriyse ‘Akaretler Artweeks’ adında alternatif bir sanat etkinliği oluşturdu. Step’in, CI’dan sadece dört ay önce açılması bir tesadüf müydü? Yoksa önümüzdeki CI edisyonu öncesi olası bir yaprak dökümüne karşı alınmış bir önlem mi?

Bu soru işaretlerini bir kenara bırakıp biraz Step’ten bahsedelim. Wifi’nin çekmemesi ve proje isminin bir halı markasını anımsatmasının dışında, gerçekçi bir etkinlikti. 25 galeride, 202 sanatçının işlerinin satıldığı etkinlikte, C.A.M Galeri, PG Art, Anna Laudel, Art On, Mixer, X-ist gibi çağdaş sanat galerilerinin başarılı sanatçılarının imzasını taşıyan işleri ulaşılabilir fiyatlara satın almak koleksiyonerleri memnun etti.
PG Art işlerin altına özellikle hem sanatçıların ismini hem de fiyatlarını yazarak, sanatseverlerin de galericinin de işini kolaylaştırmıştı. Sanatseverler, Günnur Özsoy’un minimalist heykellerine daha uygun fiyatlarla ulaşabildiler. Anna Laudel Galeri’de Ardan Özmenoğlu, C.A.M Galeri’de Cemal Gürsel Soyel (üstte), Art On’da Ali Elmacı için aynı şey geçerliydi.

Bu isimlerin yanı sıra çok genç ve sanat piyasasına yeni yeni adım atmaya başlayan isimler de vardı. İki galerinin geçiş noktasında daracık bir alanda bağımsız olarak suluboya işlerini sergileyen Börte İpek ve C.A.M Galeri’de üç boyutlu origami heykel işleriyle katılan Defne Özyürek gibi.
Dilerim Step her yıl devam eden bir proje haline gelir. Sanatsever, koleksiyoner veya sanatçı olma konusunda gençlerin gelişimine katkı sağlar.