RIFAT DOĞAN
Gezi Parkı eylemleri sırasında Okmeydanı’nda polisin attığı gaz fişeğiyle vurulup hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın ölümüne ilişkin bir polisin yargılandığı dava 16 Kasım tarihine ertelendi.

Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya HDP Milletvekili Garo Paylan, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, ÖDP eş başkanlar kurulu üyesi Alper Taş, Taksim Dayanışması ve Gezi Şehitleri ve Gazileri Platformu üyeleri katıldı.
Taksim Dayanışması adına adliye önünde bir açıklama yapan Mücella Yapıcı, adalet arayışlarının devam ettiğini, Berkin davasının tüm Türkiye’nin davası olduğunu belirterek, çıkacak kararın önemli olduğunu söyledi.
Berkin Elvan’ın kaldırıldığı Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli olan polis memuru Bekir Artuğ tanık olarak dinlendi. Bekçi Celal Büyük yardıma çağırınca yanına gittiğini söyleyen Artuğ, 07:00 sularında Berkin’in yaralı halde özel bir araçla hastaneye getirildiğini kaydetti.
Polisten ‘tanıdık’ ifade: Hatırlamıyorum
Artuğ, “Kendisini getiren şahıslar panik haldeydi. Hemşireler tedavisini yaptıktan sonra ameliyata alındı. Yaralı şahısları elbiseleri bu tür olaylarda nöbetçi memur tarafından alınır ilgili şahsa verilir. Olaylar çok olunca polis odasının kapısını kilitledik ve belirli noktalarda beklemeye başladık” diye konuştu.
Artuğ, Berkin’in eşyalarının tutanakla nöbetçi memura sormadan Çocuk Şube Müdürlüğü’ne verildiğini belirtti.
Çapraz sorguda Elvan ailesinin avukatlarından Can Atalay üst araması tutanaklarında, Berkin Elvan’ın üzerinde önce bir, sonra üç, daha sonra ise yedi adet torpil olduğunun yazıldığını söyleyerek tanık Bekir Artuğ’a tutanakların neden değiştirildiğini sordu.
Artuğ ise “Tutanağı ben yazmadım. Bilmiyorum. Toplam 11 adet torpil gördüm ama ben teslim etmedim” dedi.
Eşyaları kendisinin almadığını tekrarlayan Artuğ, kendisine yöneltilen soruları “Toplumsal olaylar yoğundu. Benim adım yorgunluktan veya uykusuzluktan verilmiş olabilir” diye yanıtlamaya başladı.
Baba Sami Elvan’dan polise: Ne gördüysen çocukların için söyle
Beyandan sonra konuşan baba Sami Elvan da, “Ben Bakır Altuğ’a ‘Benim çocuğum için asla bir cümle bizden taraflı söyleme. Sen kendi çocukların için ne gördüysen biliyorsan onu söyle’ dedim. Senin vicdanına bırakıyorum, çocuğumun cebinde kaç torpil vardı?” diye bir soru yöneltti.
Elvan “Cebinde torpil olduğuna inanmıyorum. Neden üç tutanak var? Torpil birdi, üçe çıktı, sonra da yediye çıktı. Bu tutanakları Hacı Bayramoğlu imzaladı. Bunlar benim çocuğumu bir şekilde terörize etmek ve bizi karalamak istiyorlar” dedi.
Tanık olarak dinlenen polis Bekir Artuğ ise “Sami Elvan iyi niyetli ama böyle bir konuşma yaptığımızı hatırlamıyorum” diyerek Elvan’ı yalanladı.
Artuğ’dan sonra avukat Oya Aslan söz aldı. Aslan, sanığın takma bıyık ve gözlük kullanarak kimliğini saklamaya çalıştığını ve sürekli yalan söylediğini savundu. Aslan, “Ayrıca dosyaya gelen son bilirkişi raporunda göz önüne alınarak sanığın tutuklanmasını talep ediyoruz” diye konuştu.
Mahkeme başkanına seslenen Aslan, “Milyonlar Berkin Elvan dosyasında sonuç bekliyor. Tutuklama kararı vermemeniz bunu bir siyasi kararla vermediğinizi ortaya koyacaktır. Dilerim böyle olmaz” dedi.
‘Emniyet ve İçişleri Bakanlığı delil karartıyor’

Avukat Can Atalay da, “Ya 9. Birlik personelinin tümünü dinleyeceksiniz ya da bu sanığı tutuklayacaksınız. İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü delil karartmaya devam ediyor. Geçtiğimiz duruşmada ders çıkaran bakanlık beyanda bulunan iki avukatın dosyaya gelmemesi sağladı. Bakanlık, Emniyet sistematik olarak delil karartıyor. İçişleri Bakanlığı’nın yazdığınız yazılara verdiği cevaplar okunmayacak derecede karışık bunun hiçbir açıklaması olamaz” dedi.
Mahkeme, sanığın tutuklanması yönündeki talebi reddederek davayı 16 Kasım tarihine erteledi.
Dışarıda aile ve avukatları kısa bir açıklama yaptı.
Baba Sami Elvan ve anne Gülsüm Elvan, adalet arayışlarının devam edeceğini ve sonun kadar bu davanın peşinden gideceklerini belirtirken, 301 işçinin maden faciasında kaybettiği Soma’da oğlunu kaybeden Gülsüm Çolak da son HSK kararnamesiyle Soma davasına bakan hakimlerin tayinlerinin davaya müdahale olduğunu ve kendilerini davadan uzaklaştırılmaya çalışıldığını ifade etti.
Çolak, 11 Temmuz’da görülecek Soma davasına katılım çağrısında bulundu.