Şırnak’ın Cizre ilçesinde 1993 ile 1995 yılları arasında işlenen 21 faili meçhul cinayetle ilgili emekli albay Cemal Temizöz ve Cizre eski belediye başkanı Kamil Atağ’ın da aralarında olduğu sekiz sanığın yargılandığı davada sanıklardan ‘kafa bulan’ yanıtlar geldi.
Sanık Adem Yakın, 1990’larda Doğu ve Güneydoğu’yu kana bulayan Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele’yi (JİTEM) kastederek, “Ben JİTEM’i bilirim. Fransızca’da seni seviyorum demektir” dedi.
‘Beraat vermemeniz için yalvarıyorum’

Eskişehir 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Cizre JİTEM davasının geçen 18 Haziran’da görülen önceki duruşmasında Eskişehir 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi savcısı Hakan Ali Erkan sanıkların ayrı ayrı beraatini istemişti.
Bugün görülen karar davasında, Cizre’de 1993’ten itibaren iki yıl boyunca işlenen faili meçhul cinayetlerde yakınlarını kaybedenler söz aldı. Davadan önce ‘Cemal Temizöz Suçsuz ise #21İnsanıKimÖldürdü?‘ başlığıyla kampanya örgütleyen 12 bileşenli Cezasızlıkla Mücadelede Güçbirliği’nin bileşeni Hafıza Merkezi, duruşmadaki gelişmeleri Twitter’dan duyurdu.
Yakınlarını kaybedenlerden bazılarının mahkeme salonunda Türkçe ve Kürtçe yaptıkları konuşmalar sırasıyla şunları söyledi:
Bedriye Akman: “Ben nasılsa artık çocuğumu göremiyorum, onlar da hapse girsin çocuklarını göremesin.”
Medine Aydın: “Üç yıldır bir bodrumda yaşıyoruz. Halimizi hakim ve savcılar görse maaşlarının yarısını bize verir.”
Ömer Candoruk’un eşi Hanım Candoruk: “Beraat vermemeniz için yalvarıyorum. Hatası olsa hapiste olurdu, taşların altında olmazdı”
Şevkiye Aslan: “Allah beraatini vermesin.”
Abdülhamit Düdükoğlu’nun oğlu: “Allah belalarını versin. Ben beddua ediyorum.”
Hamit Özmen: “Beyaz Toroslar’ı vardı Cemal Temizöz ve adamlarının. Kuş uçmaz Cizre’de dediğiniz halde amcam ve babamın akibetini nasıl bilmiyorsunuz? Serbest bıraktıysanız neredeler?”
‘Öldürmedeki ısrarı görebiliyor musunuz?’
Faili meçhul yakınlarının konuşmalarının ardından sıra davalı avukatlarına geldi.
Avukat Ahmet Özmen şunları söyledi: “Bütün cinayetler siyasidir. Devlet eliyle yapılmıştır. JİTEM terörle mücadele etmedi, sivil halkı sindirmek, siyasi taleplerinden vazgeçirmek için zulüm etti. Başbakan Van mitinginde beyaz Toroslar’ı söylerken itiraf ediyor. Bu ekibin de beyaz torosları vardı. Hakkında ağır cezada dava açılmış Musa Çitil’e bir ordu nasıl güvenebilir, Diyarbakır’a komutan atar? 21 cinayeti Gülen Cemaati işleyip sanıklara mı yıkmaya çalışıyor? Bu dosyadan asla beraat kararı çıkamaz. Mahkumiyet kararı verip başınıza bir şey gelirse sizi de savunuruz.”
Söz alan diğer avukat Rıdvan Dalmış ise, “İki yilda jandarma komutanlığına gidenler geri dönmedi. 21 kisi öldürüldü. 14 yaşındaki bir çocuk da dahil. Öldürmedeki ısrarı, yoğunluğu görebiliyor musunuz?” diye konuştu.
‘JİTEM, Fransızca seni seviyorum demektir’
Avukatların konuşmalarının ardından söz alan sanıklardan Adem Yakın, “Cizre’de bulunmadım, ne tanıyorum ne alakam var” dedi ve ekledi: “Ortaya suç atılıyorsa ispatlanmalı. Bunlar dümen, entrika, tiyatro. Ben görevimi yaptım, kimsenin ölümüne iştirak tanık etmedim. JİTEM’i bilirim, Fransızca’da seni seviyorum demektir.”
JİTEM’i je t’aime yapan Adem Yakin’ın aynı yargılama kapsamında 2010 yılında söyledikleri: https://t.co/FslX1uPRXy pic.twitter.com/FYU8bVNkFD
— Hafıza Merkezi (@hakikatadalet) 5 Kasım 2015
Sanık Kamil Atağ ise şöyle konuştu: “Beni gizli tanık yapmaya çalıştılar. Hangi görgü tanığı? Hangi silah? Havadan gelen laflar… Olmamış şeyleri olmuş gibi göstermeyeceğim için reddettim.”
‘Bugün girilemeyen mahallelerin sorumluluğunu aldım’
İddiaların odağındaki isim albay Cemal Temizöz ise, savunmasını insan hakları örgütlerinin kendisini hedef aldığı iddiası üzerinden şöyle sundu: “Yıllarca terör örgütleriyle mücadele ederek tehditleriyle yaşadım. Algı operasyonunun başında Soros kaynaklı vakıflar vardır, İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi. Bunu emsal kılıp terörle mücadelede başarılı olanların üzerine çullanmak istediler, itibar infazı yaptılar. Raporlarını açıklayıp HSYK’ya Adalet Bakanlığı’na gittiler. Kör kuyuları restore ettiler, belgeseller çektiler.”
Temizöz, “Ben Cizre’yi Cizresporun huzurla maç yapacağı şekilde bıraktım. Kimsenin düşünmediğini yaptım. Polisin sorumluluğunu aldım. Bugün girilemeyen Cudi, Sur, Nur mahallerini sorumluluğuma aldım. Bütün tanıklara ‘toplama tanık’ diyorum. Üstün cesaret ve feragat madalyam bu davayla idam ipi gibi boynuma dolandı.” diye konuştu.