Zülal Kalkandelen: Laiklik ilkesini her kim çiğnerse çiğnesin, yine ve yeniden doğruları hatırlatıp uyaracağım

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bu haftaki grup toplantısında Bahçeli de aldı hançeri eline, “İşin özünde hepimiz Müslüman değil miyiz? Hepimizin Allah’ı bir, peygamberi bir, kitabı bir, kıblesi bir, itikadı bir değil mi? Hem Aleviyiz hem Sünni. Hepsinden evveli de Müslüman Türk milletiyiz!” diyerek sapladı laikliğe!

Yanlış anlaşılmasın; Alevilere karşı engellemeler ve ayrımcılık mutlaka ortadan kaldırılmalı. Bu yazının amacı, kesinlikle onu tartışma konusu yapmak değil. Amacım, anayasanın ikinci maddesinde yazan laik devlet ilkesinin anlamını siyasetçilere bir kez daha hatırlatmak.

Bunu yapmaktan bıkmadın mı diye soranlar oluyor. Hayır, bıkmadım ve bıkma hakkım olduğunu da düşünmüyorum. Laiklik ilkesini her kim çiğnerse çiğnesin, yine ve yeniden doğruları hatırlatıp uyaracağım. Bu konuda mücadele eden bir gazeteci olarak görevim de bu. “Zaten sürekli ayaklar altına alınıyor, laiklik mi kaldı?” diyerek susmayacağım!

Zülal Kalkandelen’in yazısı