Macaristan’da “agresif yönetimin” sonu. Viktor Orban’ın 16 yıl Başbakan olarak yönettiği Macaristan bunun en görünen örneklerinden biriydi; Orban ülkeyi “bizden ve bizden olmayan” diye ikiye ayırarak, “bizden” dediklerini kayırıp, diğerlerini ekonomik ve sosyal olarak dışlayarak yönetti yıllarca ülkesini.
Destekçilerini de hep ödüllendirdi Orban; “ulusal girişimciler yaratma” vaadiyle ihaleler eşe dosta, kendisine siyaseten yakın duranlara dağıtıldı. Damadı, akrabaları devlet eliyle ihya edilirken, siyaseten karşı duranlar dışlandı.
Macaristan’da Orban kendi halkının üzerine çıkara göre değişen “değerlerini” boca edip, Avrupa Birliği’ni dağılmanın eşiğine getirirken, İsrail’deki Netanyahu yönetimi ise Ortadoğu’yu “zorbaladı” yıllarca; Gazze’deki Filistinliler Netanyahu ve ekibinin soykırıma varan operasyonlarıyla nasibini aldı bu zorbalıktan.
Ancak ülkesel, bölgesel ya da küresel düzeydeki bu zorbalık eğiliminin “doyma noktasının” da yakın olduğuna ilişkin işaretler var. Macaristan’da Orban yönetiminin seçimi, üstelik ezici bir farkla kaybetmesi bunun ilk örneği olacak gibi.
Üstelik “zorbalar” iktidardan düştükçe, kurulmuş “küresel zorbalık ağının” da zarar gördüğü bir gerçek; ABD Başkan Yardımcısı Vance bunun için Macaristan’a kadar gidip seçim haftasında Orban lehine kampanya yaptı.