Yargıtay’ın kararını açıklamasından sonra Aziz Yıldırım’la ilgili sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda farklı görüşler var. Aziz Yıldırım’ın avukatlarının Yargıtay Başsavcılığı’na karar düzeltilmesi talebinde bulunabileceği belirtilirken, Fenerbahçe başkanlığının düşüp düşmediği de henüz kesin değil. Öte yandan, 17 Aralık’taki rüşvet operasyonu sonrası gündeme gelen yeniden yargılanma tartışması ve Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun bu konuda hükümete sunduğu öneri de Aziz Yıldırım’ın durumunu yakından ilgilendiriyor.
‘İtiraz da edilse cezasını çeker’
Mersin İdman Yurdu’nun eski başkanı ve avukat Hasan Ahi’ye göre, Yıldırım’ın avukatları Yargıtay Başsavcılığı’na karar düzeltilmesi talebinde bulunabilir. Ahi, “Yargıtay kararlarının onanmasından sonra normal şartlarda karar kesinleşir ancak kararın düzeltilmesi talep edilebilir. Ancak bu süreçte de infaz kararı uygulanır. Sanıklar yarın hemen bir dilekçeyle gerekçesini de anlatarak bu kararın tekrar gözden geçirilmesi talebinde bulunabilir. Ama tekrarlarsak, karar düzeltme talebinde bulunmak, hakkında karar verilmiş kişilerin cezasını çekmesini engellemez” dedi.
‘Sağlam kanıtlara ihtiyaç var’
Spor hukukçusu Metin Ünlü‘yse Yargıtay Başsavcılığı’na yapılacak bir ‘karar düzeltme’ başvurusu için sağlam kanıtlara ve çok özel delillere gerek olduğunu belirtti. Ancak hukukçulara göre karar düzeltme başvurusundan da sanıklar lehine bir karar çıkmayabilir. Zira Yargıtay Başsavcısı daha önce bu davadaki kararlar için onama istemişti.
‘Hemen hapse girmesi girebilir’
Avukat Alpay Köse de kararın artık kesinleştiğini, düzeltme başvurusunun kararın uygulanmasına engel olmayacağını belirtti: “Şu anda Aziz Yıldırım’ın başkanlığı düşmüş durumdadır. Ayrıca hapis yatmaları gereken kişilerin hemen hapse girme durumları söz konusu olacaktır. Örgüt suçlarında verilen cezaların 3’te 2’si değil, 4’te 3 yatılır. Yani Aziz Yıldırım’ın 42 ay yatması gerekiyor. İnfaz Yasası’na göre bir yıl önce çıkma mümkün olduğu için bu ceza 30 aya iner. Ayrıca başkanlığı konusunda kulüp tüzüğünün bir önemi yok. 6222 sayılı yasa açıktır; seyirde men cezası alanlar yöneticilik yapamazlar. Şu an itibariyle Aziz Yıldırım’ın başkanlığı düşmüştür. TFF, kulüpler, dernekler gibi spor kurumlarında de görev alamazlar. Bu, yönetici sıfatı olanların hepsi için geçerli. Şike davasında yeniden yargılama mümkün değil. Kararın bu şekilde çıkacağı bekleniyordu. Örgüt liderlerinin yeni yasalardan yararlanamıyordu.”
Başkanlığa devam edebilir mi?
Ceza hukuku profesörü Ersan Şen’e göreyse, 6222 sayılı ‘Sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesi’ kanununda yasaklılık getiren maddenin Aziz Yıldırım ve diğer sanıklar açısından bir bağlayıcılığı yok.
Şen, şike davasından ceza alanların niçin yasaklanamayacağını şöyle sözlerle özetledi: “6222 sayılı kanunun 11. maddesi 10 Aralık 2011’de değiştirildi. Değiştirilen kanunda ‘Bu maddede tanımlanan suçlardan dolayı cezaya mahkumiyet halinde kişi hakkında ayrıca TCK 53 maddesi hükümlerine göre spor kulüplerinin, federasyonların, bünyesinde sportif faaliyetler icra edilen tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapmaktan yasaklanmasına hükmolunur’ diyor. Ancak bu kanun 3 Temmuz sürecinden sonra çıkarılmış bir kanun değişikliğidir. Böyle bakılırsa failin aleyhinde uygulanamaz. 6222 sayılı kanunun ilk metninde böyle bir hüküm yoktu. Bu hüküm 10 Aralık 2011’de değişti. Kanun failin lehine geriye doğru etkilenir, ancak aleyhine olan hususlar etkilenmez. Bu madde üzerinden Aziz Yıldırım’ın başkanlığı düşmez.”
Feyzioğlu, Aziz Yıldırım için de umut olur mu?
Yıldırım ve sanıkların önündeki bir diğer seçenekse son dönemde gündemde olan yeniden yargılama. Yargıda son dönemde yaşanan tartışmalar sonrasında Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Başbakan Erdoğan ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile görüşüp, Balyoz ve Ergenekon gibi davalarda yeniden yargılama önermişti. Bu öneriye hükümet kanadı sıcak bakmış ve çalışmalara başlamıştı. Yargıtay kararı sonrasında Şike Davası’nda yeniden yargılama olup olmayacağı da gündemdeki en önemli sorulardan biri olarak yerini aldı.