Hava kirliliğiyle mücadele eden sivil toplum kuruluşları, Türkiye’nin ‘oksijen deposu’ olarak bilinen Kaz Dağları’ndaki hava kirliliği tehdidine dikkat çekti.

Temiz Hava Hakkı Platformu’nun Çanakkale’de planlananlarla beraber sayısı 16’yı bulacak kömürlü termik santrallerin oluşturacağı hava kirliliğiyle ilgili hazırladığı ‘Çanakkale için Hava Kirliliği ve Sağlık Etki Modellemesi’ raporuna göre söz konusu projelerinin hayata geçirilmesi durumunda hava kirliliği yaşanmaz düzeylere ulaşacak.

Hava kirliliği modelleme sistemi kullanarak yapılan çalışmada, özellikle Bandırma ile Çanakkale arasındaki bölge ve Ezine’deki hava kirliliği düzeylerinin etkileneceği belirtilirken, hava kirliliğine neden olan ve gözle görülemeyen parçacık maddelerin rüzgarın etkisiyle çok geniş bir alana yayılabileceği uyarısında bulunuldu.

Raporda, Çanakkale’de 11’i proje aşamasında, ikisi inşaat halinde, üçü ise aktif durumdaki termik santrallerin hep birlikte faaliyet göstermesi halinde Çanakkale’deki hava kirliliğinin yüzde 150 oranında, İstanbul’da ise yüzde 25 oranında artabileceği belirtildi.
‘Kömür çağı geçti’
Kirazlıdere projesiyle ilgili konuşan Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği üyesi Nebile Bayrak, “Kömürün hangi şekilde olursa olsun santralde yakıldığı sürece hava kirliliğine ve iklim değişikliğine neden olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Bizleri temiz kömür gibi kelimelerle kandıramazlar, artık kömür çağı geçti” dedi.
Projeyle ilgili Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun onaylanmadığını belirten Bayrak, “Uzmanların söylediği bilimsel veriler ve görseller ortada. Çanakkale korunmalı, termik santrallerin havamızı bozmasına izin verilmemeli” dedi.