Türkiye Sanat Kurumu yasa tasarısının tanıtıldığı konferansta tansiyon oldukça yüksekti. Taslak hâlâ ortalarda yoktu. “Merak etmeyin, herşey güzel olacak” gibi ifadelerle tepkiler karşılanmaya çalışılıyordu. Ama, kimse ikna olmuş görünmüyordu… Belli ki, Akademia’dan, silahlı kuvvetlerden, yargıdan, polisten sonra sıra sanat alanına gelmişti. Niyetin, biat etmeyen sanat kurumlarından kurtulmak, sanatçıları özel sektörün himmetine, belediye başkanlarının yüksek sanat zevklerine teslim etmek olduğu anlaşılıyordu.