Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın 2 Haziran 2022’de sözleşmeli işaret dili tercümanı (25 kişi) için yayımladığı ilanda Türk İşaret Dili Yeterlilik Sınavı (TİDYES) belgesi şartı aramaması ve sınavı sadece sözlü yapması tepkilere yol açtı.

Türkiye’nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler (BM) Engelli Hakları Sözleşmesi’yle erişilebilirlik güvence altına alınmıştı. Buna göre, sağırların erişilebilirliği için kamu hizmetlerinde işaret dili tercümanı bulunması şart. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın sitesinde yayımladığı, farklı illerde görevlendirilecek işaret dili tercüman alımı ilanına göre, başvuranların işaret dili bildiğini gösterir belge veya sertifikasının olması yetiyor. Belge ve sertifikaların verildiği yerlerle ilgili herhangi bir kriter aranmıyor.
TİDYES belgesi şartı neden kaldırıldı?
Daha önce bakanlık alımlarda, Ankara Üniversitesi Türkçe ve Yabancı Dil Araştırma ve Uygulama Merkezi (TÖMER) tarafından düzenlenen (Türk İşaret Dili Yeterlilik Sınavı) belgesi şartı koymuştu. Nitekim de 2020’de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi arasında Türk İşaret Dili çalışmalarıyla iş birliği protokolü imzalanmıştı.
Bakanlık ayrıca, 14 Aralık 2020’de yine sitesinde Türk işaret dili tercümanı olarak alanda çalışmak isteyenlerin TİDYES’ten geçerli puanı aldıklarını gösteren bir belgeye sahip olmaları gerektiğini hatırlatmış, söz konusu sınavda alınan yeterlilik puanının Türk işaret dili tercümanı istihdamında aranılan temel kriterlerden biri olacağı belirtilmişti. TİDYES ayrıca Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından da kabul ediliyor ve Avrupa Dil Çerçevesi seviyelerini örnek alıyor.
Kurslarda öğrenen işaret dili tercümanı olur mu?
Bakanlığın son ilanında TİDYES temel kriterinden vazgeçmesi, yine ‘liyakatsiz, adrese teslim işe alımlar mı yapılacak’ sorusunu akla getirdi.
Konuyla ilgili bir açıklama yayımlayan İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği, şunları kaydetti: “Bakanlık ilanında, ‘Türk İşaret Dili Sisteminin Oluşturulması ve Uygulanmasına Yönelik Usul ve Esasların Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik kapsamında alınmış işaret dili tercümanlığı yapacak seviyede işaret dili bildiğini gösterir belge veya sertifika sahibi olmak’ şeklinde ucu açık, genel geçer tanımlar kullanılmış. Hangi belgelerin kastedildiği anlaşılmıyor. Eğer kastedilen halk eğitim merkezlerinde verilen 120 ve 200 saatlik belgelerse, bunlar temel ve başlangıç seviyelerinde, profesyonel çeviri yapmakta son derece yetersizdir. Nasıl ki üç aylık İngilizce kursunu bitirerek mütercim tercüman olunamayacağı gibi aynı durum Türk işaret dilinde de geçerlidir.”
Yetersizlere bile belge, sertifika veriliyor
Çok sayıda dernek gelir elde etmek için işaret dili kursları açıyor, eğitimler veriyor. Bunların yetersiz kişilere bile belge ve sertifika dağıttığını söyleyen dernek açıklamasına şöyle devam etti: “TİDYES belgesi bunların yanında en güvenilir belge sayılır. Örnek olarak 296 kişinin katıldığı TİDYES sınavında 75 ve üstü puan alıp başarılı bulunanların sayısının 50 olması işaret dili sınavının zorluğu hakkında fikir vermektedir.”
Neden sadece sözlü sınav?
TİDYES belge şartının aranmamasının yanında bir diğer sorun da alım yönteminin tartışmalara açık sözlü sınav (mülakat) yöntemiyle yapılması: “Sözlü sınavların güvenirliği geçmişte diğer bakanlıklarda uygulanan sözlü sınavların sonuçlarının kamuoyunda oluşan tepkileri ve medyadaki tartışmaları ile malumunuzdur. Sonuç olarak sözleşmeli işaret dili tercümanı için istenen belgelerde sayın bakanın bile önem verdiği TİDYES belgesi şartının aranmaması ve yöntemin sınav yerine sözlü sınav olması kısaca liyakata tamamen zıt uygulamalar sebebiyle ‘adrese teslim mülakat mı yapılıyor?’ sorusu sorduruyor.”