Britanya’nın önde gelen gazetelerinden Times, Diyarbakır’ın bir ayı aşkın süredir ‘abluka’da bulunan Diyarbakır’ın Sur ilçesinin ‘Suriye’nin çatışmaların başladığı dönemdeki bir kopyası’ olduğunu kaydetti.
‘Savaş bölgesi Sur’

BBC Türkçe’nin aktardığına göre, Diyarbakır’a giden gazetenin muhabiri Hannah Lucinda Smith, Sur’u ‘savaş bölgesi’ olarak tanımlarken, son bir ay içinde çatışmalar yüzünden ilçeyi terk edenlerin sayısının 20 bin civarında olduğunu hatırlattı.
Türkiye’nin birçok yerinde yeni yıl kutlamaları yaşanırken Sur’un yeni yıla çatışmalarla başladığına dikkat çeken Smith, Sur’u terk edenlerden 67 yaşındaki Hamdi Zengin’in “İstanbul başka bir ülke. Buradan farklı bir dünyada yaşıyorlar. Onlar normal yaşıyor. Bizim burada polis evlerimizi basıyor, çatılarda keskin nişancılar ve her yerde barikatlar var” dediğini aktardı.
‘Burada yaşayanlar alışmış görünüyor’

Bölge halkının çatışma ortamına ‘rahatsız edici biçimde’ alışmış olduğunu yazan Smith, “Her gün alacakaranlıkta ezan seslerine tüfek sesleri eşlik ediyor. Sur’ın kalbinde sokağa çıkma yasağı var ve etrafındaki sokaklar kontrol noktaları, kum torbalarıyla çevrili. Çatışma bölgesindeki çoğu dükkân sahibi bırakmış, taksi şoförleri bölgenin yakınına gitmeyi reddediyor” ifadelerini kullandı.
Smith’in Sur izlenimleri şöyle: “Burada yaşayanlar bu yeni duruma rahatsız edici şekilde alışmış görünüyorlar. Yaşlı kadınlar, hemen yan sokakta çatışma başlayınca duraklamadan ilerlemeye devam ediyor. Hiç kimse göz yaşartıcı gazın keskin, bayıltıcı kokusu hakkında konuşmuyor. Sur hızla, Suriye’nin çatışmaların başladığı ilk günlerindeki rahatsız edici bir kopyası gibi, ölüm yeri haline geliyor. Fakat burada PKKlı militanları destekleyenler arasında çok az sayıda kişi sınırın hemen diğer tarafında harap olan Halep’e odaklanıyor, onun yerine Suriye’deki Kürtlerin oluşturduğu yarı-devlet Rojava’yı görüyorlar.”
‘En ılımlı Kürt politikacılar bile PKK’nın şiddetini eleştirmekte isteksiz’
Haberde Diyarbakır’daki çatışma ortamının ‘Türkiye’deki Kürt hareketinde en saygın ve en ılımlı ses’ olarak tanımladığı Tahir Elçi’nin ölümünden sonra alevlendiğine dikkat çekilirken, Elçi’nin eşi Türkan Elçi’nin de şu sözlerine yer verildi: “Onun kadar tarafsız şekilde barış isteyen başka hiç kimseyi görmüyorum. Onu hangi gücün öldürdüğünü bilmiyorum ama eğer insanlar ona saygı duyuyorsa, barışa yakın, şiddetten uzak durmalılar.”
Smith, “HDP ile AKP arasındaki diyalogun kapanması ve yerini saldırı, misillemeler bırakmasıyla umudun nafile olduğu” yorumunu yaparak şöyle yazdı: “En ılımlı Kürt politikacılar bile PKK’nın şiddetini eleştirmekte isteksiz. Türk devleti bedeli ne olursa olsun militanları ezmekte kararlı görünüyor, bu da öfkeyi alevlendirip PKK’ya halk desteğini artırıyor.”