Nuray Sancar: Halk TV'nin susturulmasının hesaplanmış sonuçları var

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yapılmış seçimlerin sonuçlarını tanımayan ve zaman içinde hiçleştiren hakim siyasi güç; şantaj, tehdit ve teklif yöntemleriyle belediyelerin içlerinin boşaltılması, toplumsal güçlerin zora dayalı manipülasyonu ortadayken seçimlerin gerçek bir seçme işlemi olduğuna dair hayal satıyor. Çünkü kendini sandıktan çıkarabilmenin kazandıracağı meşruiyete ihtiyacı var.

Halkın bu kadar mutsuz ve yoksul olduğu koşullarda aranan meşruiyetin ön koşulu ise muktedirin sesinden başka sesin çıkamadığı, bütün aykırı ses ve duruşların silindiği bir vasatın yaratılmasından geçiyor.

Ancak dağılan sadece ana muhalefet değil, eski maliye bakanına “Biz ne dersek inanacak bir kitle var” dedirten iktidar öz güveni de erozyona uğruyor. 

Bu tür iktidarda kalabilme stratejilerinin öğretilmiş çaresizlik içinde, başka hiçbir gücün önünü göremez hale getirilebildiği sürece bir anlamı olabilir. Halk TV’nin susturulmasının basın, ifade ve söyleme özgürlüğünün, gazetecilerin özlük haklarının çiğnenmesinden daha fazla, hesaplanmış sonuçları var bu yüzden.

Bu sonuç direnme gücünün köreltilmesi, itirazın bloklanması, karşı çıkış yollarının kapatılmasıdır. Halk iradesinin kontrol altına alınmış bir sandığa soğurulması yoluyla siyasi hakimiyetin aynı güçler tarafından, daha sağlamlaştırılarak devamıdır.

Ne var ki baskı, sansür ve hiçe sayma birikir ve beklenmeyen dinamizmi tetikler. O zaman hiçbir üst proje ve strateji sökmez. Halk kendi medyasını yaratmanın, söz söyleme imkanının, değişimin de yolunu bulur. O zaman prompterdan okunan resmi görüşü dinleyen olmaz.

Nuray Sancar’ın yazısı