Mustafa Karaalioğlu: Mesele CHP meselesi olmaktan çıkar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İddia edildiği gibi mahkeme CHP ile ilgili mutlak butlan veya mevcut yönetimin yönetme yetkisini sakatlayacak bir karar alırsa bunun siyasi karar olmaktan öte anlamı olmayacaktır. Bir siyaset mühendisliği özetle… Dahası bir an önce CHP’yi bu davadan uzaklaştırmak yerine kararı pazartesi günü almaz ve ertelerse de yine aynı kapıya çıkar.

Özgür Özel başkanlığında yerel seçimden birinci parti olarak çıkmış ve halen bu pozisyonunu koruyan bir partiyi kayyum eline teslim edecek bir karar ana muhalefet partisinin yükselişini önlemeye yönelik bir girişim olmaktan gayrı izah edilemez. Bu durum aynı zamanda eksile eksile tükenmeye yüz tutmuş demokrasiden büyük bir parça daha koparmak olur. Mesele CHP meselesi olmaktan çıkar hukuk sistemi ve demokrasinin omuzuna yüklenen ağır bir yüke dönüşür.

Bırakın bunun gerçekleşme ihtimalini, 2025 yılında böyle bir konuyu konuşmak, tartışmak ve “Yapmayın etmeyin” demek noktasına düşmek bile ülkeye haksızlıktır. Evet, hiçbir zaman mükemmel bir demokrasi olamadık ama bu kadar da gerilemedik. Partisini birinciliğe yükselten yönetimi beğenmeyip düşmanlaştırarak, o partiyi ikinciliğe demirleten yönetimi çağırmak görülmüş şey değildir…

Muhalefet olmadan demokrasi olmaz, ana muhalefet olmadan hiç olmaz. Tıpkı seçim emniyeti gibi seçime giden yolda da siyasetin serbestçe yapılması ve centilmenlik kurallarına tabi olması prensibi vardır.

İktidar, muhalefeti icraatıyla, fikirleriyle, vizyonuyla vs, yıpratabilir. Muhalefet de o icraata, fikirlere ve vizyona karşı kabiliyetiyle cevap verir. Bu kadar basit… Taraflardan biri gücü yetmeyince, işler ters gidince veya canı isteyince elinde imkan var diye siyaset dışı bir gücü kullanamaz. Yarışta öne geçmek için yarışın kurallarını değiştiremez.

Mustafa Karaalioğlu’nun yazısı