Evet, Türkiye 3 milyar Avroluk bir başlangıç bütçesiyle 4 yıldır süren Suriye iç savaşından kaçıp ülkeye sığınan 2 milyon mülteciyi belli standartlarda burada tutmayı taahhüt edebilirdi.
Ama üç koşul daha vardı: Beşi Kıbrıs Rum hükümetinin vetosu altında olan 6 fasıl en kısa sürede müzakereye açılacak, Türkiye eskiden olduğu gibi aday üye sıfatıyla AB zirvelerine çağırılacak ve mülteci geri kabul anlaşmasıyla eş zamanlı (2016 yazı) olmak üzere Türk vatandaşlarına Schengen ülkelerinde vizesiz seyahat serbestisi tanınacaktı.
O altı fasıldan sadece biri açıldı bugüne kadar. Türkiye AB Zirvesi’ne çağrılmadı, zirve öncesinde mülteciler konusunda yapılan gayrı-resmi bir toplantıya davet edildi. Ve şimdi de Türkiye’ye sözü verilen Schengen sistemi ‘tehlikede’ hatta ‘ölüyor’.
Sarkozy ve İstanbul’da o sözü AB adına Erdoğan ve Davutoğlu’na veren Merkel’in ifadelerine göre manzara tam olarak budur.
Zaten Türk vatandaşları açısından Schengen uygulaması şu anda eskisinden kötü.