Murat Belge: Erdoğan bize şöyle beş, on Osmanlı filozofunun adını sayabilir mi?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Bugün hükümet olan kişilerden çoğu belli ki “Osmanlı”yı pek seviyor. “Osmanlı”dan nefret etmek için (Kemalistler’in yaptığı gibi) ciddi bir neden yok. Ama bir “Osmanlı ululaması”nın da ne anlamı var, ne de makul bir zemini.

Türkçe ile felsefe yapamazmışız. Evet, bir ölçüde doğru. Peki, Osmanlıca ile yapılabiliyor muydu? Tayyip Erdoğan’a göre, evet, yapılabiliyordu. İyi, o zaman Tayyip Erdoğan bize şöyle beş, on Osmanlı filozofunun adlarını sayabilir mi?

“Context” diye bir kavram vardır, Frenkçe’de, önemli ve kullanışlı bir kavramdır. Osmanlıca’da buna bir karşılık aramışlar, “siyak ve sibak” diye bir şey bulmuşlar. Çok uzun, kimsenin de bilmediği bir söz. Derken Türkçeciler “context”i aramaya başlamışlar, onların karşısına da “siyak ve sibak” çıkmış. Bununla olmayacağını düşünmüşler, ama onların derdi de “kök”lerin milliyeti: çevirmişler (tercüme etmişler): “ön ve art tutarlılığı”! Daha da uzun. Sonra bizim Edebiyat Fakültesi’nin Felsefe bölümünün öğretim üyeleri “bağlam” üstünde anlaştılar. Bu hemen tuttu, yerleşti, güzel güzel kullanıyoruz.

Murat Belge’nin yazısı