Dışişleri Bakanlığı, İran’da, Suudi Arabistan diplomatik misyonlarına yönelik saldırılardan endişe duyduğunu açıkladı. Evet, böyle şeylerden herkes endişe duymalı.
Ancak Dışişleri’nin açıklamasında Suudi Arabistan’daki idamlardan hiç söz edilmiyor. İdam edilenler arasında, şiddeti reddeden, mücadelesini politik alanda sürdüren bir din adamı da var.
“Her zaman mazlumların yanında yer almakla” övünen bir hükümetin bakanlığının bunu atlamış olması mümkün mü?
Türkiye bu konuda güçlü bir çıkış yapmalıydı ki Suudi Arabistan-İran anlaşmazlığında taraf olmadığımız açıkça ortaya konulabilsin. Ama bunu yapmaktan imtina ettiler.
Dışişleri’nin bu konudaki tutukluğunun, Suudi Arabistan peşinde yeni maceralara sürüklenme sonucu yaratmayacağını ümit edelim.