1 trilyon 200 bin liralık telefon faturasıyla patlak verdi bu imtiyaz düzeni.
Kılıçdaroğlu, “kanuni, ama etik değil” diyor kendi partisine mensup katip üyeyi savunurken.
Kanunun kendisi etik değil, adaletli değil…
Katip üyelere niye bu imtiyaz tanınır anlamış değilim.
Sadece katip üyelere değil, diğerlerine tanınan makam araçları da makam sahibinin keyfine göre kullanılıyor.
Soruyorum: O makam araçlarının seçim bölgelerinde ne işi var? O makam araçları siyasi ve şahsi işlerde niye kullanılır?
Bir bakıyorsunuz Meclis’e ait bir araç, o makam sahibinin seçim bölgesinde ve içerisinde de mensubu olduğu partinin il veya ilçe başkanı veya kendi akrabaları…
Siyasi çalışmalarda veya şahsi işlerde kullanılıyor…
Bunun seçim bölgelerinde yarattığı başkaca siyasi sorunları bahs-i diğer olduğu için geçiyorum.
…O yüzden diyorum ki, bu Meclis düzeni referandum sonrasında değiştirilmeli.
Bu imtiyaza dayalı rejimi biz getirmedik.
İnşallah milletimizin “evet”leri sayesinde değiştirmek bize nasip olur.