Türkiye’nin modernleşmesi daha çok askeriye, sonra da tüm bürokrasi şeklinde devlet kurumlarında ve arızi gerçekleşti.
Ülkedeki Batıcıların elitleşmesi ve kırsal bölgelerde yaşayan halkla yabancılaşırken, onu kamusal alan ve haklardan mahrum bırakma eğilimi, paradoksal olarak, dindarların daha yumuşak ve daha doğal bir süreci yaşamasını sağladı.
Böylelikle dindarlar, modern hayatın sunduğu çok çeşitli mönüyü kendi kültür ve inançlarıyla çatışmadan, Batı’daki veya bizim Batıcılarda olduğu gibi, kendisine yabancılaşmadan kullanmayı bildi, onları kendisine uydurdu.
Bugün Türkiye’deki dindarların şiddete eğilimli olmamaları, kendisi ile barışık halleri ve demokrasiyi/laikliği daha evrensel halleriyle yorumlamaları, onu kendi inanç ve değerlerinin imbiğinden geçirmeleri nedeniyleydi.