Krizin sadece Hizmet cemaati-AK Parti arasında bilek güreşi olarak algılanması her tür hataya açık bir kabul olur. Bugünden ileri doğru gittiğimizde, bir on yıl sonra iki ismin de unutulma ihtimali mevcut, kavganın bugününde olup bitenlerin kalıcılaşması ihtimalinin mevcut oluşu gibi: Yargı kararlarına uymayan adli kolluk (polis ve jandarma), soruşturmaya yöneldiği kişiler iktidara yakınsa görevinden alınan savcı ve adli kolluk, iktidar lehine çalışacağı varsayılarak bir oligarklar heyeti biçimine kavuşturulmuş en üst meslek teşkilatı, bu teşkilatın dirsek çevirmesi üzerine kanunla yeni heyet teşkili… Keenlemyekûn işler müzesinde gibiyiz, çareyi de demokrasi kırıntılarını süpürmekte buluyoruz.