Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Ülkece matrikste yaşıyor gibiyiz, diploma yok, ehliyet yok, LGS yok, puan yok, suç yok, süreçin içeriği yok (ya da süreççilere kadar var, bize verilen bir bilgi yok), adalet yok, ihmal yok, görevini yapan savcı yok, vatandaşa sahil yok, aslında orman yangını yok, yangın söndürme uçağı zaten yok, itibardan tasarruf yok, delil yok, anayasa var ama takan yok… Dümdüz matriks.
Peki ne var? Görünen o ki gerçekliğine inanabileceğimiz hiçbir kavram kalmamış gibi. İnsan ister istemez artık duyduğu hiçbir şeye inanamıyor. Dezenformasyon merkezi paylaşımları kadar inandırıcı bir gündem, ikna edici harika Karaibrahimgil bir gerçeklik…
Bazılarına göre dünyanın örnek gösterdiği ülkelerden biriymişiz, bazılarına göre “aman bakın böyle olmayın”ın en güzel örneğiymişiz. Düşünsenize ülkede kimsenin tapusu, ehliyeti, ehliyeti, lisansı, sertifikası, varlığı, malı ve canı güvende değil. Hedeflediğimiz güzel günler bunlar mı? Dolar on lira olacah ya onbeş lira olacah ya… Kimsenin kendisine inanmadığı bir ülke var olabilir mi?