
4. Faiz lobisi: 2013 model bu kavramı ilk kez Haziran’da Gezi eylemleri sırasında duyduk. Faiz lobisi diye bir lobi vardı ve aslında İstanbul’dan tüm Türkiye’ye yayılan protestoların ardında bu lobi yer alıyordu! ‘Üç beş çapulcu da ağaç diye yola çıkmış, bu lobinin peşine takılmıştı’.
Kavramın mucidi Erdoğan meydanlardan şöyle sesleniyordu: “Faiz lobisi, kendine çekidüzen ver. Bu lobi yıllarca benim milletimin alın terini sömürdü, bundan sonra sömüremeyeceksin. Olay sadece lobiyi oluşturan bir banka iki banka, kim varsa. Hepsi için aynı şeyi söylüyorum, siz ki bize karşı bu mücadeleyi başlattınız bunun bedelini ağır ödeyeceksiniz. Utanmadan sıkılmadan borsayı çökertmeye çalışanlar, çökersen sen çökersin borsada benim param yok. Biz spekülatörlere fırsat vermedik, yarın da vermeyeceğiz. Eğer yakalanırsan ümüğünü sıkarız.”
Yedirtmediler gitti
Erdoğan’ın Samsun’da yaptığı bir konuşma sırasında faiz lobisiyle savaşmaya and içen destekçilerin işi, altında ‘Yedirtmeyiz’ yazılı paraşütle miting alanının üzerinden geçmeye kadar vardırıyordu. Faiz lobisi elbette uluslararası çalışıyordu; Brezilya’da ulaşım ücretlerine yapılan zamma karşı başlayan protestonun arkasında da ‘benzer oyunlar’ vardı. Brezilya Devlet Başkanı bunu yememişti tabii. Hatta Dilma Rousseff çıkıp, “Protestocularla gurur duyuyorum” bile diyecekti.
Başka bir sorun daha vardı: Erdoğan, ekonomistleri de gafil avlamıştı. İktisat literatüründe faiz lobisinin izine bir türlü rastlanamıyordu. Bu tanımlamanın orijinali ‘interest lobby’ idi ve İngilizce’de ‘çıkar lobisi’ olarak kullanıldığından Erdoğan bihaberdi. Eğer ‘faiz lobisi’ denilmek istenseydi ‘interest rate lobby’ denilmeliydi.
SPK bile bulamadı
Ancak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) bile herhangi bir yasa dışı işleme rastlayamayacaktı. Yerli ve yabancı yatırımcılar yasa dışı herhangi bir işlem yapmadıkları gibi, o dönemdeki işlemlerde ayrıca manüpülasyondan da bahsetmek mümkün değildi. Yani, SPK da aradığı lobiyi bulamamıştı.