Bir kez daha söylüyorum: Bizim durduğumuz zemin derin bir tarihsel sorumluluk, kimlik ve feraset zeminidir. Coğrafya ve Türkiye meselesidir. Bu mesele o kadar köklü, o kadar güçlü ve sağlam ki, bu tür saldırılarla Yeni Şafak’ta bir kişinin bile gözünün korkutulması mümkün olmayacaktır.
Çok daha yüksek sesle konuşacağız. Çok daha cesur adımlar atacağız. Çok daha kararlı yürüyeceğiz.
Türkiye, yüz yıllık mücadelenin son aşamasında, en kritik eşiğindedir. Bu öyle bir hesaplaşma ki, son eşik atlatıldığında müthiş bir yükseliş dönemi başlayacaktır. İşte bizlere yönelik saldırılar, o büyük hesaplaşmanın parçasıdır. Türkiye bedel ödeyecekse bu bedelin bize düşen payını ödeme konusunda hiçbir tereddüdümüz olmayacaktır. Ve biz sabırla, inatla bu eşiği başarıyla atlatacağız. Bin yıldır yaptığımız gibi.