Hilal Kaplan: Şimdilik oyun kurma gücümüz yok ama 'oyun bozma' gücümüz olduğu aşikâr

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Türkiye YPG’ye defaatle, “Devrimin yanında dur, diğer Kürt gruplarını ezme, özgür Suriye’nin kuruluşuna katıl” dedi. Ancak YPG, Barzani’ye yakın Kürt gruplarını baskılamayı, yüzbinlerce Kürdü göçe zorlamayı, Esed rejimi ve Rusya ile beraber hareket etmeyi, ABD korumasına girerek Arap ve Türkmen köylerini yakmayı tercih etti.

İnsan hakları ihlalleri Amnesty ve HRW tarafından belgelenen, Esed’in silah yardımı yaptığını ilan ettiği karşı-devrimci bir güç olarak kendi iktidar tekelini kurmayı seçti. O yüzden, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin en yakın müttefiki olan Türkiye’yi “Kürt düşmanlığı” ile suçlayan saçma analizlere kanmayın.

Türkiye, Azez’e attığı toplarla sadece YPG’yi vurmadı. ABD’nin Rusya ile el ele bölgeyi dizayn etme kurnazlığını vurdu. İran’ın yayılmacı hırslarını vurdu. Mülteciler için tasarlanan Güvenli Bölge projesini bertaraf etmek isteyen Batı’nın ikiyüzlülüğünü vurdu.

Belki şimdilik oyun kurma gücümüz yok ama ‘oyun bozma’ gücümüz olduğu aşikâr.

Hilal Kaplan’ın yazısı