İsrail son savaşa kadar Lübnan’ı ve Hizbullah’ı birbirinden ayırır ve Hizbullah hedeflerine saldırılar gerçekleştirirdi ancak mevcut durumda birkaç gün içinde Şii, Sünni, Hristiyan en az 2 bin kişiyi katleden İsrail’in savaşı bütün Lübnan’a yaymaya çalışması oldukça tehlikeli bir hamle.
İsrail Amerika’nın baskısı ile şimdilik Lübnan altyapısını hedef almamış olsa da Hizbullah karşıtı bölgelerde bile kimi vurduğu, neden vurduğu belli olmayan saldırılar yaparak çok katlı binaları yerle bir ederek korku havası ile birlikte iç savaş ruhunu da uyandırmaya çalışıyor. Nokta atışı, çok katlı bir binanın tek bir noktasından diğer katlara zarar vermeyen saldırılar da yapabilen İsrail’in sadece “Hizbullah’ı vuruyoruz” diyerek geçiştirdiği saldırılarda yerle bir olan binalarda, akademisyenden sanatçıya, Hizbullah karşıtından iş insanına kadar aslında bu savaşın hedefi olmaması gereken insanlar yaşıyordu.
Hizbullah karşıtı kesimde bile “Artık hiçbir yer güvenli değil. Mesele Hizbullah ise neden hepimiz hedefiz? Hizbullah ortadan kalkarsa İsrail ile kim savaşacak?” gibi sorular yükseliyor. Artık insanlar Şiilere, özellikle de güney Lübnan’dan kaçanlara ev kiralamak istemiyor. Her an İsrail saldırısına hedef olmaktan korkanlar, mesela Beyrut’ta yaşayan Sünniler, Hristiyanlar “Aynı binada, sokakta kiminle yaşadığımızı bilmek istiyoruz” diyorlar.