Basın ve ifade özgürlüğünü hiçe saymış. Bağımsız medyadan nefret etmiş. Hukuku, hukuk devletini paspas etmiş. Yargı bağımsızlığını yerle bir etmiş. Kuvvetler ayrılığını hiçe saymış. Bir başka deyişle: Toplumu kutuplaştırmış, cepheleştirmiş, nefret suçu işlemiş, ayrımcılığı beslemiş, ırkçılığı körüklemiş…
Uzun lafın kısası: Bütün bunları yapmış bir Recep Tayyip Erdoğan’ın, 10 Ağustos 2014’te, üstelik ilk kez halk tarafından yüzde 51.7’lik oy oranıyla 12. Cumhurbaşkanı seçilmiş olması kendisi için bir zafer, Türkiye için bir hezimettir…
Bedelleri ağır olacak bu seçim sonrasında Türkiye, eğer bugüne kadar olanlar bir gösterge ise, ağır hukuksuzlukların yaşanabileceği bir döneme girdi. Siz eğer bu karanlık dönemde bir umut arıyorsanız, onu kendinizden başka bir yerde bulamayacağınızı bilin… Bu baskı rejimini durduracak duvar ancak kendiniz olabilirsiniz. Yılgınlık felaketiniz olur.