Hakan Öztürk: Tamam, günü yaşayın AKP'liler ama hikâyenin sonunu da bir düşünüverin

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Hayatın acı gerçekleri dönüp dolaşıp iktidarı vuruyor.

İktidardakiler nasıl düşünür? Herkes kendini kurtarır diye düşünür. Neoliberalizmin bireyci felsefesinden az öteye giden bir iç dünyaları yoktur; iş paraya, mala, mülke gelince. Belki çerçeveletip arkalarına asmak istedikleri söz “Can cümleden azizdir” olabilir.

İktidarın yandaş elitleri köşeyi dönebilme fırsatı bulduğunda dönüp arkasına mı bakacak? Kaç çocuğun aç ve yoksul kaldığını mı sayacak? Memleketteki ücret düşüklüğünü, enflasyonu, işsizliği mi kafaya takacak? Asla. Bilakis, kendi yavan mutluluklarından başka hiçbir hedefleri yok.

Bu taife kötü bir kapitalistler kuşağı bile değil. Hiçbir üretim amaçları yok, üretip de kâr etmek dahi bunlar için çok uzak. Usulü dairesince üretip kâr dahi edemezler. Bütün dünyada durum böyle ama bizim ülkemizde ve bu iktidar koşullarında vaziyet çok daha vahim.

İktidarın güç sahipleri gidip üretim yapan bir alana el koymaktan başka “zenginleşme” bilmiyor. Bu her şeyi kendime topluyorum anlayışından Köfteci Yusuf bile kurtulamadı. “Bu işin sonu nereye varacak?” kaygısını hiç göremiyoruz onlarda. Gelgelelim her şeyin bir sonu var. Birileri kulaklarına “günü yaşa” diye fısıldamış sanki. Tamam, günü yaşayın AKP’liler ama hikâyenin sonunu da bir düşünüverin.

Allah’ın suyu bile sonsuz değil. Kıymetini bilmek lazım. Bitmez deme, biter. Kirlenmez deme, kirlenir.

Ne hazindir ki AKP elitlerinde bu irfan yok. Onlara göre su akarken doldur da doldur. Vur ha vur. Altta kalanın canı çıksın.

Hakan Öztürk’ün yazısı