Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Kadıköy Fikirtepe için aldığı ‘acele kamulaştırma’ kararının ardından firmalarla uyuşmazlık yaşayan yurttaşlara valilik kanalıyla tebligat gönderilmeye başlandı. 44 hak sahibine ulaştırılan tebligatlarla Fikirtepe’de kentsel dönüşüme karşı mücadelenin simgesi haline gelen Alaadin Demirel’in yalnız olmadığı anlaşıldı.
Bakanlık ve firmadan 44 kişiye eş zamanlı tebligat

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yanı sıra Fikirtepe’de proje geliştiren firmalardan Vartaş Yapı da uzlaşmaya yanaşmayan maliklere eş zamanlı olarak tebligat gönderdi.
11 Temmuz tarihli ihtarnamelerde, 44 kişi, kamulaştırma için sözleşmeye davet edildi. Firmanın sözleşmeye davet ettiği isimler arasında Fikitepe’nin sembolü haline gelen Alaattin Demirel de yer alıyor.
Bakanlığın gönderdiği ihtarnamede sözleşme imzalamış kişilerin bölgedeki yüzdesi 97.4 olarak ifade edilirken; anlaşma sağlanmayan 44 kişilik isim listesi yaklaşık yüzde 2.5 oranına tekabül ediyor.
15 gün içinde sözleşme imzalayın ya da…
Anlaşma sağlanamaması halinde acele kamulaştırma işlemlerinin başlatılacağının belirtildiği metinde 15 gün içerisinde “Sözleşme imzalamaya davet ettiğimizi aksi halde acele kamulaştırma işlemlerinin başlatılması için Çevre ve Şehircilik İl müdürlüğüne bilgi verileceğini ihtaren bildiririz” ifadelerine yer veriliyor.
9 Mayıs 2014 tarihinde alınan ‘acele kamulaştırma’ kararı gereği, hak sahiplerinin tebligat gönderilmesinden itibaren 15 gün içerisinde firmalarla uzlaşması, uzlaşılmaması halinde acele kamulaştırma yapılması bekleniyor.
‘Sorunu küçültüp bir kişiye indirgemeye çalışıyorlar’

Fikirtepe ve Dumlupınar mahalleleri ile Eğitim ve Merdivenköy mahallelerinin bir kısmını kapsayan kentsel dönüşüm projesi toplamda 1340 dönüm (134 hektar) alanı etkileyecek.
31 dönümlük arazide tek başına kalarak ‘Fikirtepe’nin sembolü’ haline gelen Alaattin Demirel yapılan tebligatlarla ilgili olarak şunları söyledi: “Kendilerine göre ortadan kaldırılacak sorunu küçültüp bir kişiye indirgeyerek onu da ezmeye, hedef göstermeye çalışıyorlar. Böylece, vatandaş yerine konmayan, çaresiz, sessiz büyük kütleyi, sağlanan otorite destekleriyle ham etmeleri çok kolay olacak diye düşünüyor olmalılar.”