Erdoğan bir Fethullah Paşa demedi

Büyük Rüşvet Operasyonu sonrası AKP’yle Gülen Cemaati arasındaki kavga öyle bir noktaya geldi ki Başbakan Tayyip Erdoğan bir zamanlar en yakın müttefiki Fethullah Gülen’i açıkça 28 Şubat tarzı bir darbe yapmakla suçladı. Malezya’da gazetecilere konuşan Erdoğan, yaşananları partisinin ‘kanayan yarası’ 28 Şubat sürecine benzeterek, “28 Şubat post modern ise günümüzdeki dost moderndir” dedi.

Emekli Tümgeneral Erol Özkasnak’ın 28 Şubat için yaptığı ‘post modern darbe’ tanımına dayanan ‘dost modern’ ifadesi, 17 Aralık’tan bu yana AKP yanlısı köşe yazarlarınca sıklıkla kullanılıyor esasında. Ancak Erdoğan bu açıklamayla, sürece hem ilk kez bir isim vermiş, hem de Cemaat’i açıkça hedef tahtasına yerleştirmiş oldu.

Referandum sonrası ‘paralel’e teşekkür etmişti

Hükümet-Cemaat kavgası yargı krizinde düğümlenmişken, Erdoğan’ın sözleri akıllara 12 Eylül 2010’daki Anayasa değişikliği referandumunu getirdi. Zira Fethullah Gülen referandum öncesi ABD’den yaptığı açıklamada “Ölüler bile mezardan kalkıp ‘Evet’ oyu vermelidir” demişti.  Oylamada yüzde 57.88 oranında ‘Evet’ çıkınca tam da bugünkü krizin merkezinde yer alan HSYK’nın yapısı da değiştirilmişti. Yargı düzenlemelerinden son derece memnun Erdoğan da, Gülen’e açıkça teşekkür etmişti: ”Dünyanın dört bir yanından, okyanus ötesinden bu sürece destek veren tüm kardeşlerimi kutluyorum.” Bu teşekkür ‘Türkiye okyanus ötesinin vesayetinde mi?’ tepkisini çekse de, Erdoğan o günlerde ‘paralel’ devlet veya yapılanma gibi bir mefhumdan hiç söz etmemişti.

‘Eve dön’ demişti ama…

Erdoğan bugün ‘dost modern’ darbeyle itham ettiği Gülen’i, 14 Haziran 2012’de de Pennsylvania’dan dönmeye çağırmıştı. Gülen Cemaati’nce organize edilen 10. Türkçe Olimpiyatları’nın kapanış töreninde konuşan Erdoğan, “Gurbet hasrettir. Hasret bedeli çok ağırdır, faturası çok ağırdır. Biz, gurbette olup, şu vatan topraklarının hasreti içerisinde olanları aramızda görmek istiyoruz” sözleriyle yoğun alkış almıştı.

‘Kanka darbesi’

Erdoğan’ın ‘dost modern darbe’ tanımlamasından sonra gelinen noktadaysa, bu ittifakın geleceği merak konusu. Esasında bu kavramı ilk kullanan Erdoğan’ın kendisi de değil. Kavramın ‘tarihçesi’, Ekşi Sözlük’te operasyonun ikinci günü, 18 Aralık 2013’te yapılan şu tanıma kadar gidiyor: “birnevi kanka darbesi. buradan uzak bir cumhuriyette muhalif güçlerin hepsini tek tek yiyen dost güçler en sonunda birbirlerine düşerler ve dostmodern darbe başlar.”

Yine o neo-conlar

Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca’ysa, 27 Aralık’ta şu ifadeleri kullanıyordu: “Kendini hatırlayamayanların çılgınca alkış tuttuğu ‘dost modern darbe’ geçmiş, hatır, hukuk tanımıyor.”

AKP MKYK üyesi Prof. Dr. Mazhar Bağlı da, 28 Aralık’ta Akşam gazetesiyle söyleşisinde şöyle diyordu: “Bu operasyonun iç bağlantıları kadar uluslararası boyutu olduğu da son gelişmelerle ortaya çıkıyor. Bunun adı ‘dost-modern darbe’ girişimidir. Dost-modern darbeyi bertaraf etmek ise daha zordur. . Neo Con’cular memleketi ele geçirmek istiyorlar. Bu olayın 28 Şubat’la paralel özellikleri var. O dönemde de yolsuzluk dile getiriliyordu. Yolsuzluk hiç olmayacak diye bir sosyolojik durum söz konusu olamaz. Yolsuzluk kisvesi altında işi başka alanlara kaydıran bir operasyonun olduğu karşımızda duruyor.”

Son olarak Yeni Akit Genel Yayın Koordinatörü Hasan Karakaya, 6 Ocak tarihli yazısında, “28 Şubatçılar Post Modern Darbe yapmışlardı. Fethullah Gülen ise, Müslümanlara karşı Dost Modern Darbe girişiminde bulunmuştur” ifadesini kullanmıştı.