Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye’nin ilk onkoloji hastanesi olan Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin bu vasfını kaldırılarak Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’ne devredilmesine yönelik hazırlıkları protesto edildi.

1952’de kurulan Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ülkenin en köklü onkoloji merkezlerinden biri. Halen Sağlık Bakanlığı bünyesindeki tek onkoloji dal eğitim ve araştırma hastanesi. Burada sadece sağlık hizmetleri sunulmuyor, uzman hekimler yetiştiriliyor ve bilimsel araştırmalar yürütülüyor. Hastane dört yıl önce de kapatılmak istenmiş, yürütülen mücadele sonucunda bu karardan dönülmüştü.
Hastaların modern tedavilere (tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, nükleer tıp, kanser cerrahisi, kök hücre nakli vb.), ulaşabildiği 600 yataklı hastanede, yaklaşık 2 bin 700 sağlık çalışanı görev yapıyor. 31 ana dalın yanı sıra tıbbi onkoloji, cerrahi onkoloji ve hematoloji yan dallarında uzmanlık eğitimi sürdürülüyor. Hastanede yılda yaklaşık 10 bin yeni kanser hastası değerlendiriliyor. Günde yaklaşık 5 bin poliklinik hizmeti sunuluyor. Yıllık poliklinik sayısı bir milyonun üzerine çıkıyor. Yılda 30 binin üzerinde kemoterapi uygulaması ve 3 binin üzerinde cerrahi işlem yapılıyor.
İl dışından gelen hastalar ve yakınları, hastanenin hemen yanındaki Ankara Belediyesinin şefkat evi ve Yenimahalle Belediyesinin konuk evinde kalabiliyor.
Ankara Tabip Odası ve Hastanemi Açın Platformu, bugün hastane önünde Sağlık Bakanlığı’na, söz konusu planından vazgeçmesi çağrısı yaptı. Hastane bakanlığın tek onkoloji hastanesi olma özelliği de taşıyor.
Basın açıklamasına Ankara Tabip Odası Başkanı Dr. Sabri Dokuzoğuz, Genel Sekreter Dr. Zafer Çelik, Yönetim Kurulu üyeleri Dr. Buket Gülhan ve Dr. Tansu Ulukavak Çiftçi, Ankara Tabip Odası Asistan Hekim Komisyonu üyeleri, Yeni Parti Bursa Milletvekili Dr. Kayıhan Pala, Yeni Parti Ankara Milletvekili Dr. Aylin Yaman, Yeni Parti Kocaeli Milletvekili Dr. Mühip Kanko, Onkoloji Hastanesi’nde çalışan hekimler, hastane çalışanları, hastalar ile Hastanemi Açın Platformu’nun bileşeni siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı.
Hastanemi Açın Platformu sözcüsü Dr. Bayazıt İlhan, Türkiye’nin önemli kamu hastanelerinden birinin daha ortadan kaldırılmak istendiğini ifade ederek, devir kararından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.
Dokuzoğuz, hastanenin ülkenin en köklü onkoloji merkezlerinden biri olduğunu belirtti. 40’ın üzerinde ülkeye eğitim ve danışmanlık hizmeti de sunan hastanenin onkoloji vasfının kaldırılması, tüzel kişiliğinin sona erdirilmesi ve binasının Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’ne devredilmesine yönelik hazırlıkların kurumun geleceğini tehlikeye attığını ifade eden Dokuzoğuz, konuya ilişkin kamuoyuna kapsamlı bir açıklama yapılmadığını da söyledi.
Dokuzoğuz, Sağlık Bakanlığı ile Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörlüğü arasında bir devir protokolü imzalandığı yönündeki bilgilerin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini kaydetti.
Dokuzoğuz, Sağlık Bakanlığı kaynaklarıyla yapımı sürdürülen ve 600 yatak kapasitesiyle planlanan yeni hastane binasının geleceğine ilişkin kaygılarını da dile getirdi. Başlangıçta 2026’da tamamlanması planlanan inşaatın bitiş tarihinin 2027’e ertelendiğini belirtti.
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesinin hâlihazırda Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ve Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesi’yle ortak kullanım ilişkisinde olduğunu hatırlatan Dokuzoğuz, Onkoloji Hastanesi’nin devrinin üniversitenin mevcut eğitim ve sağlık hizmetleri yapılanmasını nasıl etkileyeceğinin açıklığa kavuşturulmadığını da söyledi.