Gülen Cemaati’nin Emniyet içindeki yapılanmasına yönelik olduğu iddiasıyla başlatılan operasyon kapsamında istihbarattan sorumlu eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer de gözaltına alındı. Başbakan Erdoğan, “Başbakan, İlker Başbuğ’un mutlaka tutuklanmasını istedi” sözleri nedeniyle suç duyurusunda bulunduğu Yılmazer için “Bedelini ödeyecek” demişti.
Zekeriyaköy’deki evi 12 saat boyunca arandı, sağlık kontrolüne kelepçeli götürüldü

Hükümetin 17 Aralık sonrası ‘paralel yapı’ ilan ettiği Gülen Cemaati’nin Emniyet içindeki mensubu olduğu iddiasıyla haklarında yakalama kararı çıkarılan 115 emniyetçi arasında bir isim dikkat çekti.
Hrant Dink cinayetine ilişkin istihbaratın gizlendiği iddialarının odağında yer alan, Ergenekon Odatv ve Balyoz davalarının mimarlarından kabul edilen dönemin İstihbarat Daire Başkanı Ali Fuat Yılmazer’in evi sabah saatlerinde basıldı.
İstanbul Zekeriyaköy’deki evinde yaklaşık 12 saat boyunca süren aramanın ardından gözaltına alınan Yılmazer, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildi. Hastanede sadece beş dakika kalan Yılmazer’in ellerinin kelepçeli olduğu dikkat çekti. Yılmazer, sağlık kontrolünün ardından Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
17 Aralık sonrası Tunceli’ye sürülünce emekliliğini istemişti

Ergenekon, Oda TV gibi soruşturmalarda da görev alan emekli emniyet istihbarat şube müdürü Ali Fuat Yılmazer, 17 Aralık operasyonu sonrası Tunceli’ye ‘sürülmüş’, tayin kararına karşı ‘mazeret’ bildirmesi üzerine korumaları çekilen, makam arabası alınan Yılmazer’in emeklilik dilekçesi üç saat içerisinde onaylanmıştı.
Erdoğan, ‘Bedelini ödeyecek’ demişti

30 Mart seçimlerine kısa bir süre kala ‘tape savaşları’nın yaşandığı süreçte Bugün TV canlı yayınına katılan Ali Fuat Yılmazer, Başbakan Erdoğan’ın eski genelkurmay başkanı İlker Başbuğ için, “Mutlaka tutuklansın” dediğini, tutuklamanın hemen sonrasında yaptığı “Tutuklanmamalıydı” açıklamasınınsa emniyet teşkilatını ‘şoke ettiğini’ öne sürmüştü.
Yılmazer’in söz konusu iddialarını bir gün sonra katıldığı canlı yayında sert ifadelerle yalanlayan Başbakan “Sen bi kere hayatında benimle kaç kere görüştün. Ama ben senin yargıyla münasebetlerini bilen birisiyim. Bu işlerde ne kadar tezgahtar olduğunu bilen biriyim. Tabi bunun bedelini ödeyecek” demişti.
Bununla da yetinmeyen Erdoğan, Yılmazer hakkında kendisine iftira ve hakarette bulunduğu iddiasıyla 28 Mart’ta suç duyurusunda bulunmuştu.
Başbakan’ın avukatları, ‘Yurt dışında taşınmaz satın aldığı, yurt dışına çıkarak, bir daha dönmeyeceği şeklinde duyum alındığı’nı öne sürerek Yılmazer hakkında yurt dışına çıkış yasağı konmasını istemişti.