Barış Doster: Ücretli emeğin yeniden siyasallaşması sağlanmalı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Gelelim kendimize. Yıllardır “Büyük Türkiye”, “Yeni Türkiye”, “Yeniden Büyük Türkiye” sözlerini dilinden düşürmeyen, ama Cumhuriyetin bütün iktisadi birikimini özelleştiren; kamucu, halkçı karakterini küçümseyen; planlama geleneğini yıkanlar; Cumhuriyetin sağlık altyapısıyla övünüyorlar şimdi. Türkiye’nin sağlık ordusunun çalışkanlığı, özverisi, vatan sevgisi ve meslek aşkı; göğsümüzü kabartıyor, gözlerimizi yaşartıyor. Neredeyse tüm kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) özelleştirildiği ülkemizde, çok sayıda özel sağlık kuruluşu olsa da, bilinçlerde ve belleklerde sağlık hizmetinin özelleştirilmesine karşı güçlü bir direnç olduğu görülüyor. Sağlık çalışanlarımızın; özelleştirmeyi engelleyemeseler bile, özelleştirmeyi, hele de sağlıkta özelleştirmeyi içine sindiremediği anlaşılıyor. 

Buradan alınacak dersler var. Sıralayalım. Öncelikle, işgücü piyasalarının esnekleştirilmesine, sendikasızlaştırmaya, emeğin örgütlenmesinin önüne yeni engeller konmasına karşı çıkılmalı. ‘Serbest piyasanın her derde deva olduğu’ yönündeki yalana ve ideolojik saldırıya itiraz edilmeli. Yoksullaşan, örgütsüz bırakılan, siyasetten soğuyan, politik mücadeleye olan inancını yitiren, her seferinde acı reçeteleri içmek zorunda kalan geniş halk kitleleriyle buluşmanın yolu bulunmalı. Küreselleşme yanlılarının maskesi düşürülmeli. Geliri azalan, üretimden aldığı pay düşen ücretli emeğin, yeniden siyasallaşması, toplumsallaşması sağlanmalı. 

Barış Doster’in yazısı