Radikal İslamcı Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) 11 Haziran’da Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu’nda rehin aldığı 49 kişiden hala haber alınamazken, Başbakan Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Dışişleri Müsteşar Yardımcısı Ömer Önhon hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Rehine yakını Muammer Taşdelen ve CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Ankara Adliyesi’ne giderek, Basın Suçları Soruşturma Bürosuna 2014/4327 hazırlık numarasıyla kaydedilen suç duyurusuyla, change.org üzerinden ‘Rehineler salıverilsin, sorumlular yargılansın’ talebiyle toplanan 10 bin imzalı dilekçeyi teslim etti.
‘Duyarsız kaldılar’

Suç duyurusunda Davutoğlu, Erdoğan ve Önhon’un IŞİD tehlikesine uyarılara rağmen ‘duyarsız kalmakla‘ itham edildi; ”Şüpheliler zincirleme şekilde görevlerini ihmal edip, kötüye kullanmışlardır” denildi. Duyuruda, Davutoğlu ve Erdoğan hakkında şu ifadeler kullanıldı:
‘Davutoğlu’yla doğrudan ilgili’

* ”Musul Başkonsolosluğumuzla ilgili olarak yaşanan bu durum 6004 sayılı Dışişleri Bakanlığı Teşkilat Kanunu uyarınca doğrudan bakanlık amiri konumundaki Ahmet Davutoğlu ile ilgilidir. Ahmet Davutoğlu, 56 gündür personelden haber alınamamasına rağmen sürekli durumu geçiştiren açıklamalar yapmış, “Gücümüzü sınamasınlar” tarzında cümleler sarfetmiştir. Rehine olayının ilk günlerinde kayıp personel ailelerinin yakınlarına düzenli bilgi verilirken, süreç içerisinde Dışişleri Bakanlığı bürokratları ailelerin telefonlarına dahi çıkmaz olmuştur.”
‘Erdoğan seçim nedeniyle yayın yasağı koydurdu’
* ”Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısında bakanlar kurulu Başbakan’a bağlı olarak görev yapmaktadır. 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında KHK’nin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun uyarınca Recep Tayyip Erdoğan Ahmet Davutoğlu’nun yaptığı her yanlıştan müteselsilen sorumludur. Erdoğan da “tereyağından kıl çeker gibi” bu işi halledeceğini açıklamış, Cumhurbaşkanlığı seçimi süreci nedeniyle yayın yasağı da koydurtarak olayın her boyutuyla tartışılmasını da önlemiştir.”
Umut Oran: Aileler korkuyor
Umut Oran Adliye çıkışında basına yaptığı açıklamada, rehine yakınlarının seslerini yükseltmekten çekindiğini söyleyerek, ”Ailelerin birçoğu korkuyor, ‘aman oğlumun kızımın başına bir şey gelmesin meslek hayatı yanmasın’ diye susuyor. Bu hasrete, acıya, Dışişleri’nin ilgisizliğine artık dayanamayan ve 10 bini aşkın imzayı toplayarak konuya ilgiyi çekmeye çalışan acılı aileler burada, sözü onlara bırakıyorum’‘ dedi.